Sağlık Köşesi

Sıcak Hava Dalgasına Karşı Kalbimizi ve Tansiyonumuzu Korumanın 7 Yolu

BHT CLINIC3 Haziran 20266 dk okuma
Sıcak Hava Dalgasına Karşı Kalbimizi ve Tansiyonumuzu Korumanın 7 Yolu

Yaz aylarında artan hava sıcaklıkları, vücudun soğuma çabası nedeniyle kalbin normalden çok daha fazla çalışmasına neden olur. Aşırı sıcakların kalbe etkisi, özellikle damarların genişlemesi ve terlemeyle yaşanan sıvı kaybı birleştiğinde tansiyon dalgalanmalarına yol açarak hayati riskler oluşturabilir. BHT CLINIC İstanbul Tema Hastanesi Kardiyoloji uzmanlarından Dr. Öğretim Üyesi Hüseyin ÖZDİL'in uyarılarına göre, sıcak havalarda kalp sağlığı için alınacak basit ama etkili önlemler hayat kurtarıcıdır. Kalp ve damar sisteminin bu zorlu dönemi hasarsız atlatabilmesi için vücudun verdiği sinyalleri doğru okumak ve günlük alışkanlıklarda bazı stratejik değişiklikler yapmak gerekir.

  • Sıcak havalarda vücut ısısını düşürmek için damarlar genişler, bu durum ani tansiyon düşüşlerine yol açabilir.
  • Terlemeyle kaybedilen sıvı ve mineraller yerine konmazsa kalbin iş yükü ciddi oranda artar.
  • Özellikle 11:00 ile 16:00 saatleri arasında güneş altında bulunmak kalp hastaları için yüksek risk taşır.
  • Tansiyon ve idrar söktürücü ilaç kullananların yaz aylarında hekim kontrolünde doz ayarlaması yapması gerekebilir.
  • Göğüs ağrısı, aşırı nefes darlığı veya ani bayılma durumlarında vakit kaybetmeden tıbbi yardım alınmalıdır.

Aşırı Sıcakların Kalbe Etkisi Nedir?

İnsan vücudu, iç ısısını 37 derece civarında sabit tutmaya programlanmıştır. Hava sıcaklığı arttığında beyindeki ısı düzenleme merkezi devreye girer ve cilde yakın kılcal damarların genişlemesini sağlar. Damarların genişlemesiyle birlikte kan cilde doğru yönelir ve terleme yoluyla vücut ısısı dışarı atılır. Ancak bu doğal soğuma mekanizması, kalbin normalden iki ila dört kat daha fazla kan pompalamasını gerektirir.

Kalp kası, genişleyen damarları doldurmak ve kan basıncını dengede tutmak için dakikadaki atım sayısını artırır. Aynı zamanda yoğun terleme ile vücuttan su, sodyum ve potasyum gibi hayati mineraller atılır. Kanın sıvı hacmi azaldığında kan koyulaşır ve pıhtılaşma eğilimi artar. Sağlıklı bir kalp bu ekstra yükü tolere edebilirken, damar tıkanıklığı veya kalp yetmezliği olan bireylerde bu durum göğüs ağrılarına, ritim bozukluklarına ve hatta kalp krizlerine zemin hazırlayabilir.

Kimler Daha Fazla Risk Altında?

Aşırı sıcaklar herkesi etkilese de bazı gruplar için tehlike çok daha belirgindir. Kalp hastaları yazın nelere dikkat etmeli sorusunun yanıtı, öncelikle risk profilini doğru belirlemekten geçer. İleri yaştaki bireylerin, özellikle 65 yaş ve üzeri grubun susama hissi zayıfladığı ve vücudun ısı düzenleme kapasitesi azaldığı için ilk sırada yer alırlar.

Kalp yetmezliği olan hastalar, kalbin pompalama gücü zaten zayıf olduğu için artan kan ihtiyacını karşılamakta zorlanırlar. Koroner arter hastalığı bulunan kişilerde ise koyulaşan kan, stentli veya plaklı bölgelerde pıhtı oluşumunu tetikleyebilir. Ayrıca hipertansiyon hastaları, kullandıkları ilaçların da etkisiyle ani tansiyon düşüşlerine karşı oldukça savunmasızdır. Fazla kilolu bireyler, diyabet hastaları ve böbrek fonksiyon bozukluğu olanlar da sıcak hava dalgalarını en ağır hisseden risk grupları arasındadır.

1. "Akıllı Hidrasyon" Stratejisi İzleyin

Susamayı beklemek, vücudun çoktan susuz kaldığının ve hücresel düzeyde stresin başladığının bir işaretidir. Kalbin kanı rahat pompalayabilmesi ve kanın akışkanlığının korunması için damar içindeki sıvı hacminin sabit tutulması gerekir. Günde en az 2,5 veya 3 litre su tüketmek, yaz aylarında kalbi korumanın ilk kuralıdır. Suyu tek seferde büyük miktarlarda içmek yerine, gün boyunca az az ama sık sık tüketmek emilimi artırır.

Çay, kahve, asitli içecekler ve enerji içecekleri suyun yerini tutmaz. Aksine, içerdikleri kafein nedeniyle idrar söktürücü etki yaratarak vücuttan daha fazla sıvı atılmasına neden olurlar. Bu tür içecekleri tükettiğinizde, kaybettiğiniz sıvıyı dengelemek için yanında mutlaka fazladan bir bardak su içmelisiniz. Doğru su tüketimi hakkında daha kapsamlı bilgi almak için Sıcak Havalarda Su Tüketimi ve Dehidrasyondan Korunma rehberimizi inceleyebilirsiniz.

2. İlaç Dozlarınızı Doktorunuzla Revize Edin

Yaz aylarında damarlar genişlediği ve terlemeyle sıvı kaybedildiği için kan basıncı doğal olarak düşme eğilimine girer. Yazın tansiyon düşmesi, özellikle hipertansiyon tedavisi gören hastalar için kritik bir konudur. Kış aylarında kan basıncını dengelemek için kullanılan tansiyon ilacı veya idrar söktürücü dozları, yazın vücuda fazla gelebilir. Bu durum ayağa kalkarken göz kararması, baş dönmesi ve ani bayılmalara yol açabilir.

Doktorunuza danışarak ilaçlarınızın yaz aylarına uygun şekilde yeniden düzenlenmesini talep etmelisiniz. Bazı durumlarda hekiminiz ilaç dozunu yarıya indirebilir veya farklı bir etken maddeye geçiş yapabilir. Ancak kendi başınıza ilacınızı tamamen kesmek veya dozunu değiştirmek ani tansiyon fırlamalarına neden olabilir. Tüm değişiklikler mutlaka bir kardiyoloji uzmanının onayı ile yapılmalıdır.

3. "Altın Saatler" Kuralına Uyun

Güneş ışınlarının yeryüzüne en dik açıyla ulaştığı 11:00 ile 16:00 saatleri arası, hava sıcaklığının ve nem oranının zirve yaptığı zaman dilimidir. Bu saatlerde dışarıda bulunmak, hele ki fiziksel bir aktivite yapmak, kalp hastaları için yüksek risk barındırır. Sıcakta yapılan tempolu bir yürüyüş bile, kalbe ağır bir kardiyo antrenmanı kadar yük bindirir.

Açık havada yapmanız gereken işleri, alışverişleri veya egzersizleri sabahın erken serinliğinde ya da güneş battıktan sonraki akşam saatlerinde planlamalısınız. Eğer mecburen dışarı çıkmanız gerekiyorsa, gölge alanları tercih etmeli, yürüyüş hızınızı yavaşlatmalı ve sık sık dinlenme molaları vermelisiniz. Fiziksel aktivite sırasında göğüste baskı veya nefes darlığı hissederseniz aktiviteyi derhal sonlandırıp serin bir yere geçmelisiniz.

4. Vücudu "Termal Şoktan" Koruyun

Aşırı sıcak bir ortamdan aniden buz gibi klimalı bir odaya girmek veya terliyken çok soğuk suyla duş almak, vücutta termal şok etkisi yaratır. Soğuk havayla veya suyla aniden temas eden ciltteki kan damarları hızla büzüşür. Bu ani büzüşme, kan basıncının saniyeler içinde tehlikeli seviyelere fırlamasına ve kalbin iş yükünün aniden artmasına neden olur.

Klima sıcaklığını her zaman 22 ile 24 derece aralığında tutmaya özen gösterin. Dışarıdaki hava ile iç mekan arasındaki sıcaklık farkının 8 veya 10 dereceyi geçmemesi idealdir. Aynı şekilde serinlemek için duş alırken suyun buz gibi değil, ılık olmasına dikkat edin. Ilık duş, vücut ısısını kademeli ve güvenli bir şekilde düşürerek damar sistemini strese sokmadan rahatlamanızı sağlar.

5. Beslenmede "Hafiflik" Prensibini Benimseyin

Ağır, yağlı, baharatlı yemeklerin ve yoğun karbonhidratların sindirimi oldukça zordur. Sindirim sistemi bu ağır gıdaları işleyebilmek için mide ve bağırsaklara yoğun miktarda kan pompalanmasını talep eder. Sıcak havada zaten cildi soğutmak için mesai harcayan kalp, bir de sindirim sistemi için ekstra kan pompalamak zorunda kaldığında iki kat yorulur.

Öğün porsiyonlarınızı küçülterek az ve sık beslenme modeline geçiş yapın. Ağır hamur işleri ve kızartmalar yerine su, potasyum ve magnezyum içeriği yüksek gıdaları tercih edin. Salatalık, domates, semizotu gibi sebzeler ile karpuz, kavun, şeftali gibi mevsim meyveleri hem sıvı açığınızı kapatır hem de kalbinizi yormaz. Detaylı öneriler için Yaz Sıcaklarında Formda ve Zinde Kalın: Beslenme Önerileri başlıklı yazımıza göz atabilirsiniz.

6. Kıyafet Seçimini "Nefes Alan" Kumaşlardan Yapın

Vücudun en etkili soğuma yöntemi terlemedir. Ancak terin cildinizden buharlaşarak havaya karışması gerekir. Sentetik kumaşlar, naylon karışımlı giysiler ve dar kesimli kıyafetler terin buharlaşmasını engelleyerek vücudun etrafında sıcak bir sera etkisi yaratır. Vücut ısısı dışarı atılamadığında iç ısı yükselir ve kalp hızı tehlikeli seviyelere çıkar.

Gardırobunuzu yaz aylarına uygun hale getirin. Açık renkli, güneş ışınlarını yansıtan, bol kesimli kıyafetler giyin. Pamuk, keten veya bambu gibi cildin nefes almasına izin veren doğal lifli kumaşları tercih edin. Dışarı çıkarken başınızı ve yüzünüzü güneşten koruyacak geniş kenarlı bir şapka ile güneş gözlüğü kullanmayı günlük bir alışkanlık haline getirin.

7. Tansiyon ve Nabız Günlüğü Tutun

Sıcak hava dalgaları başladığında vücudunuzun verdiği fizyolojik tepkiyi ölçmek ve kayıt altına almak en iyi korunma yöntemlerinden biridir. Özellikle hipertansiyon veya kalp yetmezliği tanınız varsa, tansiyonunuzun gün içindeki seyrini bilmek hekiminizin tedavi planını doğru yapması için çok değerlidir.

Sabah kalktığınızda ve akşam saatlerinde olmak üzere günde iki kez tansiyonunuzu ve nabzınızı ölçün. Bu değerleri bir deftere tarih ve saat belirterek not edin. Eğer tansiyonunuz sürekli olarak 90/60 mmHg değerinin altına iniyorsa veya 140/90 mmHg değerinin üzerine çıkıyorsa, nabzınız istirahat halindeyken bile 100 atımın üzerinde seyrediyorsa vakit kaybetmeden kardiyoloji uzmanınızla bu verileri paylaşın.

Sıcak Çarpması ve Kalp Krizi Arasındaki Farklar

Sıcak havalarda fenalaşan bir kişide ilk akla gelen sıcak çarpması olsa da, altta yatan neden bir kalp krizi olabilir. İki durumun belirtilerini ayırt etmek, doğru ilk yardımın uygulanması için hayati önem taşır.

Sıcak çarpmasında kişinin vücut ısısı 40 derecenin üzerine çıkar. Cilt kuru, kırmızı ve aşırı sıcaktır. Şiddetli bir baş ağrısı, zihin bulanıklığı, bulantı ve hızlı ama zayıf bir nabız görülür. Bu durumda kişi acilen serin bir yere alınmalı ve vücudu ıslak bezlerle soğutulmaya çalışılmalıdır.

Kalp krizinde ise ana belirti göğüs kafesinin ortasında hissedilen, sol kola, boyna veya çeneye yayılan baskı tarzında şiddetli bir ağrıdır. Kişinin cildi soluktur ve soğuk soğuk terler. Ağrıya nefes darlığı ve baş dönmesi eşlik eder. Kalp krizi şüphesinde hastayı soğutmaya çalışmak yerine derhal tam donanımlı bir acil servise ulaştırmak gerekir.

Ne Zaman Hekime Başvurmalı ve Acil Durumlar

Sıcak havalarda kalbiniz zorlandığında size bazı erken uyarı sinyalleri gönderir. Bu sinyalleri dikkate almak ve zamanında tıbbi yardım istemek kalıcı hasarları önler. Aşağıdaki belirtilerden herhangi birini yaşarsanız zaman kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi'ni arayın veya en yakın acil servise başvurun:

  • Göğüste, sırtta veya kolda 5 dakikadan uzun süren baskı, sıkışma veya ağrı hissi.
  • İstirahat halindeyken aniden başlayan ve geçmeyen nefes darlığı.
  • Göz kararması ile birlikte ani bilinç kaybı veya bayılma.
  • Kalbin kafesten çıkacakmış gibi çok hızlı, düzensiz veya tekleyerek atması.
  • Aşırı halsizlik, dudaklarda veya parmak uçlarında morarma.

BHT CLINIC İstanbul Tema Hastanesi Kardiyoloji Bölümünde Süreç

Kalp sağlığınızı şansa bırakmamak için yaz aylarına girmeden önce detaylı bir kardiyolojik kontrolden geçmek en güvenli yoldur. BHT CLINIC İstanbul Tema Hastanesi Kardiyoloji bölümünde, uzman hekim kadromuz tarafından EKG, Ekokardiyografi, Efor Testi ve Holter gibi ileri tanı yöntemleri kullanılarak kalbinizin yaz sıcaklarına ne kadar hazır olduğu değerlendirilir.

Kullandığınız tansiyon, ritim düzenleyici veya kan sulandırıcı ilaçların yaz dönemi doz ayarlamaları kişiye özel olarak titizlikle planlanır. Acil durumlarda ise 7 gün 24 saat kesintisiz hizmet veren Acil Servisimiz ve tam donanımlı anjiyo ünitemiz ile her türlü kalp krizine dakikalar içinde müdahale edilmektedir. Sağlıklı bir yaz geçirmek için randevu sayfamızı ziyaret edebilir veya 0850 811 34 00 numaralı çağrı merkezimizi arayabilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Sıcakta tansiyon yükselir mi düşer mi?

Sıcak havalarda vücut ısısını düşürmek için damarlar genişlediğinden genellikle tansiyon düşme eğilimi gösterir. Ancak aşırı sıvı kaybı yaşanırsa veya kişi aniden soğuk ortama girerse damarlar büzüşerek tansiyonun aniden yükselmesine de neden olabilir.

Sıcak havalarda tansiyon ilacı nasıl kullanılır?

Tansiyon ilaçları hekimin önerdiği saatlerde ve dozlarda kullanılmaya devam edilmelidir. Yazın damarların genişlemesi nedeniyle kışlık doz fazla gelip tansiyonu çok düşürebileceğinden, mutlaka kardiyoloji uzmanına başvurularak yaz dozu ayarlaması yapılmalıdır.

Yazın kalp çarpıntısı normal mi?

Sıcak havada kalbin cildi soğutmak için daha fazla kan pompalaması nedeniyle kalp hızında hafif bir artış olması fizyolojik olarak normaldir. Ancak çarpıntı çok şiddetliyse, düzensiz atımlar varsa veya beraberinde nefes darlığı yaşanıyorsa mutlaka bir kardiyoloğa görünmek gerekir.

Kalp hastaları denize veya havuza girebilir mi?

Evet girebilirler, ancak bazı kurallara uymak şartıyla. Güneşin dik geldiği öğle saatlerinde yüzmekten kaçınılmalı, tok karnına veya aşırı efor gerektiren şekilde yüzülmemelidir. Ayrıca çok soğuk suya aniden atlamak damar spazmına yol açabileceğinden suya yavaş yavaş girilmelidir.

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurun.

Şikâyetiniz sürüyorsa hekime başvurun

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesinin yerine geçmez. Belirtileriniz devam ediyorsa ilgili bölümden randevu oluşturun.

Randevu Al
PaylaşfXwain
Sıcak Havalarda Kalp Sağlığını Korumanın 7 Yolu | BHT CLINIC