Beyin ve Sinir Cerrahisi

Omurilik Pili Tedavisi ile 5 Yıl Sonra Yeniden Yürüdü

BHT CLINIC12 Kasım 20257 dk okuma
Omurilik Pili Tedavisi ile 5 Yıl Sonra Yeniden Yürüdü

Cezayirli tır şoförü Said Moussa, geçirdiği otoimmün hastalık sonrası gelişen omurilik hasarı nedeniyle tam beş yıl boyunca tekerlekli sandalyeye bağımlı bir yaşam sürdü. Ülkesinde başvurduğu birçok doktordan ve denediği çeşitli tedavi yöntemlerinden ne yazık ki olumlu bir sonuç alamadı. Yaşadığı şiddetli ağrılar ve hareket kısıtlılığı nedeniyle mesleğine ve normal yaşantısına veda etmek zorunda kalan Moussa, şifayı Türkiye'de buldu. BHT CLINIC İstanbul Tema Hastanesi'nde uygulanan omurilik pili tedavisi sayesinde yeniden ayağa kalkarak yürümeye başlayan hasta, şimdi tır direksiyonuna geçeceği günlerin hayalini kuruyor. Bu başarılı operasyon, doğru teşhis ve modern tıbbi müdahalelerin, yıllarca süren umutsuz vakalarda bile nasıl mucizevi sonuçlar yaratabileceğini bir kez daha gözler önüne seriyor.

  • Hasta profili: 38 yaşında, otoimmün kaynaklı omurilik hasarı olan erkek hasta.
  • Ana şikayet: Beş yıldır tekerlekli sandalyeye bağımlılık ve şiddetli nöropatik ağrı.
  • Uygulanan yöntem: Beyin ve sinir cerrahisi ekibi tarafından gerçekleştirilen yeni nesil omurilik pili ameliyatı.
  • Sonuç: Ağrıların tamamen geçmesi ve hastanın bağımsız şekilde yeniden yürümeye başlaması.
  • Gelecek planı: Fizik tedavi süreciyle kasların güçlendirilmesi ve mesleğe geri dönüş.

Omurilik Hasarı ve Nöropatik Ağrı Nedir?

Omurilik, beyin ile vücudun geri kalanı arasındaki hayati iletişimi sağlayan, sinir liflerinden oluşan kalın bir kordondur. Bu sinir ağı üzerinde meydana gelen herhangi bir zedelenme veya doku bozulması, omurilik hasarı olarak adlandırılır. Said Moussa'nın vakasında olduğu gibi, bağışıklık sisteminin yanlışlıkla kendi sağlıklı sinir dokularına saldırması (otoimmün reaksiyon) sonucunda sinir iletimi ciddi şekilde bozulabilir. Bu durum, beyinden kaslara giden hareket emirlerinin yerine ulaşamamasına, dolayısıyla hastaların hareket kabiliyetini kaybetmesine ve tekerlekli sandalyeye bağımlı hale gelmesine yol açar.

Hasar gören sinirler, beyne sürekli, kontrolsüz ve yanlış ağrı sinyalleri gönderdiğinde ise nöropatik ağrı tablosu ortaya çıkar. Nöropatik ağrı, sıradan ağrı kesicilerle veya geleneksel yöntemlerle kontrol altına alınamayan; yanma, batma, donma veya elektrik çarpması hissiyle karakterize, son derece şiddetli bir durumdur. Nöropatik ağrı tedavisi, hastanın sadece fiziksel acısını dindirmekle kalmaz, aynı zamanda yaşam kalitesini artırmak ve fiziksel bağımsızlığını geri kazandırmak için de kritik bir adımdır. Sinir sistemindeki bu karmaşık bozulma, hastanın hem bedensel hem de psikolojik durumunu derinden etkileyen, uzman müdahalesi gerektiren zorlu bir süreçtir.

Omurilik Hasarına Yol Açan Nedenler ve Risk Faktörleri

Omurilik hasarı, toplumda genellikle travmatik olaylarla ilişkilendirilse de, travma dışı birçok tıbbi durum da bu ciddi tabloya zemin hazırlayabilir. En yaygın travmatik nedenler arasında trafik kazaları, yüksekten düşme, sığ suya atlama ve spor yaralanmaları bulunur. Ancak travma dışı etkenler de azımsanmayacak kadar fazladır ve sinsi bir şekilde ilerleyebilir. Said Moussa'nın hikayesinde karşılaştığımız otoimmün hastalıklar, vücudun kendi sinir dokusunu yabancı bir tehdit gibi algılayıp tahrip etmesiyle omurilikte kalıcı hasarlar bırakabilir.

Ayrıca omurilik bölgesinde gelişen tümörler, omurga enfeksiyonları, fıtıklaşmış disklerin yarattığı şiddetli basılar ve damar tıkanıklıkları da sinir hücrelerinin kanlanmasını ve beslenmesini bozarak ciddi fonksiyon kayıplarına yol açar. İleri yaş, omurga kireçlenmeleri ve genetik yatkınlıklar risk faktörleri arasında önemli bir yer tutar. Sinir sisteminin sağlıklı işleyişini desteklemek için genel vücut direncini korumak son derece önemlidir; örneğin vitamin eksikliği gibi beslenme kaynaklı sorunlar, sinir sağlığını dolaylı yoldan olumsuz etkileyerek iyileşme sürecini yavaşlatabilir. Doğru ve erken müdahale edilmeyen her türlü omurilik baskısı, zamanla geri döndürülemez felç tablolarına dönüşme riski taşır.

Omurilik Hasarı ve Şiddetli Ağrı Belirtileri

Omurilik hasarının belirtileri, zedelenmenin omurgadaki seviyesine ve hasarın tam olup olmamasına göre büyük farklılıklar gösterir. En belirgin ve hastayı en çok kısıtlayan semptom, hasarın olduğu bölgenin altındaki kaslarda ortaya çıkan güç kaybı veya tam felç durumudur. Hasta, bacaklarını veya kollarını hareket ettirmekte zorlanır, yürüme yetisini kaybeder ve günlük temel ihtiyaçlarını karşılamak için başkalarının yardımına ihtiyaç duyar. Bunun yanı sıra, duyu kayıpları oldukça sıktır; dokunma, sıcaklık, soğukluk veya acı hissi algılanamaz hale gelir.

Ancak paradoksal bir şekilde, his kaybının yaşandığı veya hareket ettirilemeyen bölgelerde şiddetli nöropatik ağrılar baş gösterebilir. Bu ağrılar genellikle bıçak saplanması, sürekli bir karıncalanma, uyuşma veya deride hafif bir dokunuşa bile aşırı hassasiyet şeklinde tarif edilir. Bağırsak ve mesane kontrolünün kaybı, cinsel fonksiyon bozuklukları, ani tansiyon değişiklikleri ve istemsiz kas spazmları da tablonun diğer ciddi belirtileridir. Beş yıl boyunca yatağa ve tekerlekli sandalyeye bağımlı kalan Cezayirli hastamızda da bu belirtilerin birçoğu, özellikle de hareket etmesini tamamen engelleyen dayanılmaz ağrılar ön plandaydı.

Tanı: Nöropatik Ağrı ve Hasar Nasıl Teşhis Edilir?

Omurilik hasarı ve buna bağlı gelişen dirençli nöropatik ağrının teşhisi, uzman bir hekim tarafından gerçekleştirilen kapsamlı bir nörolojik değerlendirme ile başlar. Hekim, hastanın kas gücünü, reflekslerini, koordinasyonunu ve duyu algısını detaylı şekilde muayene ederek hasarın sinir sistemindeki yaklaşık konumunu belirler. Kesin tanının konulması ve omurilikteki yapısal bozukluğun boyutunun haritalanması için en önemli görüntüleme aracı Manyetik Rezonans Görüntüleme (MR) taramasıdır.

MR sayesinde omurilikteki sıkışmalar, iltihaplanmalar, tümörler, kanamalar veya doku zedelenmeleri net bir şekilde, üç boyutlu olarak görüntülenir. Gerekli durumlarda, özellikle travma vakalarında, Bilgisayarlı Tomografi (BT) kullanılarak kemik yapıdaki kırıklar veya anormallikler incelenir. Sinirlerin elektriksel aktivitesini ve kaslara giden iletim hızını ölçmek için Elektromiyografi (EMG) ve sinir iletim testlerinden faydalanılır. Bu testler, sinirlerdeki hasarın tam olarak hangi seviyede olduğunu ve kaslara giden sinyallerin ne kadarının ulaştığını objektif verilerle gösterir. Doğru ve eksiksiz teşhis, uygulanacak omurilik pili ameliyatı veya diğer cerrahi müdahalelerin planlanmasında hayati bir öneme sahiptir.

Yeni Nesil Omurilik Piliyle Ağrılar Tamamen Geçti

Doç. Dr. Mustafa Kılıç ve deneyimli ekibi tarafından gerçekleştirilen titiz bir cerrahi müdahale ile uygulanan omurilik pili tedavisi, Said Moussa'nın beş yıllık esaretini sona erdirdi. Ameliyat sonrası dönemde, hastanın yaşamını kabusa çeviren ve hareket etmesini engelleyen şiddetli nöropatik ağrılar neredeyse tamamen ortadan kalktı. Ağrının yarattığı kısıtlamanın ortadan kalkmasıyla birlikte, hastanın mevcut kas gücünü kullanabilmesinin önü açıldı ve yardımsız bir şekilde yeniden yürümeye başladı.

Said Moussa, "Ameliyat oldum ve her şey yüzde yüz başarılı geçti. İşime geri dönmek istiyorum; evde oturmak hiç bana göre değildi ve bu süreçte duygusal olarak çok yıprandım" diyerek yaşadığı fiziksel ve ruhsal değişimi ifade etti. Bu yenilikçi tedavi yöntemi, sadece ağrıyı maskelemekle kalmaz, aynı zamanda hastanın fiziksel rehabilitasyon ve fizik tedavi sürecine aktif olarak katılmasına olanak tanır. Ağrı bariyerinin aşılması, zayıflamış kasların yeniden güçlendirilmesi için yapılan egzersizlerin verimini maksimuma çıkarır. Uzun süre hareketsiz kalan kasların ve eklemlerin yeniden canlanması, eklem sağlığı açısından da büyük önem taşır ve kalıcı sakatlıkların önlenmesine yardımcı olur.

Omurilik Pili Nasıl Çalışıyor?

Omurilik pili (tıbbi adıyla nörostimülatör), temel olarak beyne giden ağrı sinyallerini değiştiren, hafifleten veya tamamen bloke eden gelişmiş bir elektronik implant sistemidir. Doç. Dr. Mustafa Kılıç'ın belirttiği gibi, sistemin çalışma prensibi oldukça nettir: Omurilik zarı üzerine (epidural alana) son derece ince ve esnek elektrotlar yerleştirilir. Bu elektrotlar, cilt altına implante edilen küçük bir bataryaya (pile) ince, görünmez kablolarla bağlanır.

Pil, omuriliğe sürekli, hafif ve tamamen güvenli elektriksel uyarılar gönderir. Bu uyarılar, kollardan, bacaklardan veya gövdeden beyne doğru seyahat eden şiddetli ağrı sinyallerinin yolunu omurilik düzeyinde keser. Sonuç olarak beyin, dayanılmaz acı ve ağrı yerine, o bölgede hafif ve rahatlatıcı bir karıncalanma hissi algılar veya ağrıyı tamamen unutur. Yeni nesil cihazlar, hastanın yatma, oturma veya yürüme gibi duruş pozisyonlarına göre elektrik akımının şiddetini otomatik olarak ayarlayabilme özelliğine sahiptir. Ayrıca dışarıdan akıllı bir kumanda yardımıyla kontrol edilebilirler; böylece hasta, gün içindeki aktivite seviyesine göre kendi ağrı yönetimini bizzat sağlayabilir.

Komplikasyonlar ve Risk Grupları

Her cerrahi ve girişimsel işlemde olduğu gibi, omurilik pili ameliyatı da belirli tıbbi riskler barındırır. En sık karşılaşılan komplikasyonlar arasında cerrahi bölgede enfeksiyon, kanama, omurilik sıvısı sızıntısı ve elektrotların zamanla yerinden kayması yer alır. Enfeksiyon riskini minimize etmek için ameliyathane ortamında sterilizasyon kurallarına harfiyen uyulması ve hastanın ameliyat sonrası yara bakımına titizlikle dikkat etmesi şarttır. Cihazın donanımsal arızaları, kablo kopmaları veya pilin ömrünün beklenenden erken tükenmesi durumunda küçük çaplı revizyon cerrahileri gerekebilir.

Kimlerin bu tedaviye uygun olmadığı da son derece önemli bir konudur; vücudunda aktif ve tedavi edilmemiş enfeksiyonu olanlar, ciddi kanama ve pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar veya psikiyatrik değerlendirme sonucu cihazı doğru kullanamayacak durumda olduğu tespit edilen hastalar risk grubundadır. Ayrıca, ameliyat öncesi yapılan test stimülasyonunda (deneme aşamasında) ağrılarında en az yüzde elli oranında azalma görülmeyen hastalara kalıcı pil takılması önerilmez. Bu nedenle, hasta seçiminin uzman hekimler tarafından multidisipliner bir yaklaşımla yapılması, tedavinin uzun vadeli başarı oranını doğrudan etkiler.

Ne Zaman Hekime Başvurmalı?

Omurga ve sinir sistemi kaynaklı sorunlar, kalıcı hasarlar bırakmadan önce zaman kaybedilmeden değerlendirilmesi gereken acil tıbbi durumlardır. Eğer kollarınızda veya bacaklarınızda aniden ortaya çıkan, giderek artan bir güç kaybı veya uyuşukluk hissediyorsanız vakit kaybetmeden bir nöroloji veya beyin cerrahisi uzmanına görünmelisiniz. Sıradan ağrı kesicilere, fizik tedaviye veya istirahate yanıt vermeyen; yanma, batma, donma veya elektrik çarpması şeklinde tarif ettiğiniz kronik ağrılar yaşıyorsanız, bu durum sinir hasarına bağlı nöropatik bir problemin habercisi olabilir.

Özellikle idrar tutamama, bağırsak kontrolünü aniden kaybetme, bacak aralarında hissizlik veya bacaklarda ani felç gelişimi gibi belirtiler yaşıyorsanız, bu durum omurilik basısına işaret eden çok acil bir tablodur. Böyle bir durumda derhal en yakın hastanenin acil servisine başvurmanız veya 112'yi aramanız hayati önem taşır. Öte yandan, uzun süredir devam eden bel veya boyun fıtığı şikayetleriniz daha önce geçirdiğiniz cerrahi müdahalelere rağmen geçmiyorsa, omurilik pili gibi ileri düzey tedavi seçeneklerinin değerlendirilmesi için donanımlı bir sağlık merkezinden destek almalısınız.

BHT CLINIC'te Omurilik Pili Tedavisi Süreci

BHT CLINIC İstanbul Tema Hastanesi, sağlık turizminde sunduğu yüksek kalite standartları ve modern tıbbi altyapısıyla dünyanın dört bir yanından gelen hastalara şifa dağıtmaktadır. Said Moussa'nın mucizevi iyileşme sürecinin yönetildiği Beyin ve Sinir Cerrahisi bölümümüzde, omurilik pili tedavisi başta olmak üzere ileri düzey mikrocerrahi ve nöromodülasyon işlemleri uluslararası standartlarda başarıyla uygulanmaktadır.

Süreç, hastanın uzman hekimlerimiz tarafından yapılan detaylı nörolojik muayenesi ve ileri teknoloji görüntüleme tetkikleriyle başlar. Tedaviye uygunluğu multidisipliner bir kurulla onaylanan hastalarımız için önce geçici bir pil takılarak deneme süreci başlatılır. Bu süreçte ağrılarında hedeflenen oranda azalma olan hastalara kalıcı pil yerleştirilir. 24 saat kesintisiz hizmet veren acil servisimiz, yoğun bakım ünitelerimiz ve tam donanımlı ameliyathanelerimiz, hasta güvenliğini en üst düzeyde tutacak teknolojik altyapıya sahiptir. Yaşam kalitenizi düşüren kronik ağrılardan kurtulmak ve size en uygun tedavi seçeneklerini değerlendirmek için hemen randevu alarak uzman hekimlerimizle görüşebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Omurilik Pili Tedavisi Nedir?

Omurilik pili tedavisi, beyne giden ağrı sinyallerini engellemek amacıyla omurilik zarı üzerine ince elektrotlar yerleştirilmesi işlemidir. Bu sistem, cilt altına yerleştirilen bir batarya aracılığıyla hafif elektriksel uyarılar göndererek şiddetli nöropatik ağrıların hissedilmesini önler ve hastanın hareket kabiliyetini artırır.

Omurilik Pili Kimlere Uygulanır?

Bu tedavi yöntemi; ilaçlara ve fizik tedaviye yanıt vermeyen kronik nöropatik ağrısı olanlara, başarısız bel cerrahisi sendromu yaşayanlara, omurilik hasarına bağlı dirençli ağrı çekenlere ve bazı ileri derece damar tıkanıklığı ağrılarından muzdarip olan hastalara uygulanır. Hastanın tedaviye uygunluğu, deneme aşaması sonrasında kesinleşir.

Omurilik Pili Ameliyatı Ne Kadar Sürer?

Ameliyat genellikle iki aşamalı bir prosedür olarak gerçekleştirilir. İlk aşama olan test elektrotlarının yerleştirilmesi işlemi lokal anestezi altında yapılır ve yaklaşık 1-2 saat sürer. Test sürecinin başarılı geçmesinin ardından kalıcı pilin cilt altına takıldığı ikinci aşama ameliyatı ise ortalama 1 saat gibi kısa bir sürede tamamlanır.

Pil Takıldıktan Sonra Nelere Dikkat Edilmeli?

Hastaların ameliyat sonrası ilk birkaç hafta boyunca elektrotların yerinden kaymaması için ani eğilme, dönme veya uzanma gibi zorlayıcı hareketlerden kaçınması gerekir. Cihazın ayarları dışarıdan bir kumanda ile kontrol edilebilir. Ayrıca, güvenlik kapılarından geçerken veya MR çekimi gerektiğinde hekime ve görevlilere pilin varlığı mutlaka bildirilmelidir.

Omurilik Pilinin Ömrü Ne Kadardır?

Şarj edilemeyen standart pillerin ömrü, kullanım yoğunluğuna bağlı olarak genellikle 3 ila 5 yıl arasında değişirken, yeni nesil şarj edilebilir pillerin ömrü 10 ila 15 yıla kadar çıkabilmektedir. Pilin ömrü tükendiğinde, omurilikteki elektrotlara dokunulmadan sadece cilt altındaki batarya küçük bir cerrahi işlemle kolayca değiştirilir.

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurun.

Şikâyetiniz sürüyorsa hekime başvurun

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesinin yerine geçmez. Belirtileriniz devam ediyorsa ilgili bölümden randevu oluşturun.

Randevu Al
PaylaşfXwain
Omurilik Pili Tedavisiyle Yeniden Yürüdü | BHT CLINIC