Genel Cerrahi Sık Sorulan Sorular: Uzman Yanıtları

Genel cerrahi polikliniklerine başvuran hastalarımızın zihninde ameliyat kararı, operasyon süreci ve iyileşme dönemi ile ilgili pek çok soru işareti bulunur. Tiroidden meme hastalıklarına, sindirim sisteminden obezite cerrahisine kadar geniş bir yelpazede tanı ve tedavi sunan bu bölümde, hastaların en çok merak ettiği genel cerrahi sık sorulan sorular genellikle benzer kaygılar etrafında şekillenmektedir. Doğru bilinen yanlışları düzeltmek ve tedavi sürecine daha güvenle adım atmanızı sağlamak amacıyla, uzman hekimlerimizin sıklıkla karşılaştığı soruları ve detaylı yanıtlarını sizler için derledik.
Kısaca:
- Tiroid nodüllerinde ameliyat kararı, iğne biyopsisi sonucuna ve nodülün boyutuna göre verilir.
- Memede ele gelen her kitle kanser belirtisi değildir; büyük bir kısmı kist veya fibroadenom gibi iyi huylu yapılardır.
- Endoskopi işlemleri, hasta konforunu en üst düzeye çıkarmak için anestezi uzmanı eşliğinde uyutularak yapılır.
- Tüp mide ameliyatı sonrası hastalar genellikle 7 ila 10 gün içinde günlük yaşamlarına ve işlerine dönebilir.
- Makattan kanamaların yüzde 90'ı hemoroid veya anal fissür (makat çatlağı) gibi iyi huylu nedenlerden kaynaklanır.
Tiroid Hastalıkları
Tiroid nodülü olan her hasta ameliyat olmalı mı?
Tiroid bezinde saptanan her nodül ameliyat gerektirmez. Hastalarımızın poliklinikte en çok endişe ettiği konulardan biri budur. Tiroid nodülleri öncelikle radyolojik olarak ultrasonografi ile değerlendirilir. Nodülün yapısı, sınırları ve kireçlenme (kalsifikasyon) içerip içermediği incelenir. Malignite (kötü huylu olma) potansiyeli taşıyan veya belirli bir boyutun üzerindeki nodüllere ince iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB) yapılır. Biyopsi sonucunda kanser veya kanser şüphesi saptanırsa cerrahi müdahale önerilir. Eğer nodül 2 santimetreden küçükse ve biyopsi sonucu iyi huylu (benign) gelmişse, hasta ameliyat edilmeden düzenli ultrason takibine alınır.
Tiroid ameliyatı sonrası iz kalır mı?
Hastaların estetik açıdan en çok merak ettiği konulardan biri tiroid ameliyatı sonrası iz kalıp kalmayacağıdır. Bu durum, tiroid bezinin büyüklüğüne, çıkarılacak dokunun miktarına ve operasyonun amacına bağlı olarak değişiklik gösterir. Eğer kanser tanısı ile geniş kapsamlı bir tiroid ameliyatı yapılacaksa, boyun alt kısmında yatay bir kesi izi kalmaktadır; ancak bu iz zamanla cilt çizgilerine uyum sağlayarak belirsizleşir. Sadece iyi huylu bir tiroid nodülü için cerrahi planlanıyorsa, uygun hastalarda boyunda hiç iz bırakmadan, dudak içinden (transoral) veya koltuk altından girilerek yapılan kapalı yöntemler tercih edilebilmektedir.
Ameliyat sonrasında sürekli ilaç kullanmam gerekecek mi?
Bu sorunun yanıtı, ameliyatın genişliğine göre değişir. Hastanın tiroid bezinin her iki tarafı da (total tiroidektomi) alınmışsa, vücut artık tiroid hormonu üretemeyeceği için ömür boyu dışarıdan tiroid hormonu ilacı kullanılması zorunludur. Ancak tiroid dokusunun sadece tek tarafı (lobektomi) çıkarılmışsa, geride kalan sağlıklı tiroid dokusu genellikle vücudun hormon ihtiyacını karşılamaya devam eder. Bu durumda hastanın kan değerleri düzenli olarak takip edilir; kalan doku yeterli hormon üretiyorsa ilaca gerek duyulmaz.
Meme Hastalıkları
Memede kitle kanser midir?
Kendi kendine meme muayenesi sırasında veya tesadüfen ele gelen her kitle meme kanseri anlamına gelmez. Memede kitle kanser midir sorusu hastalarımızda büyük bir paniğe yol açsa da, saptanan kitlelerin çok büyük bir kısmı fibroadenom veya basit kist gibi iyi huylu oluşumlardır. Kötü huylu olma oranı hastanın yaşına, genetik risk faktörlerine ve kitlenin yapısına göre değişmekle birlikte genellikle yüzde 10 ila 20 arasındadır. Ancak bu oran küçümsenecek bir oran değildir ve meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanser türü olduğu için, ele gelen her kitle vakit kaybetmeden bir genel cerrahi uzmanı tarafından ultrasonografi veya mamografi ile değerlendirilmelidir.
Memede kitle ağrı yapar mı veya ağrı kötü bir hastalığın belirtisi midir?
Meme ağrısı (mastalji), özellikle genç ve üreme çağındaki kadınlarda adet döngüsünü (menstrüel siklus) düzenleyen hormonların meme dokusu üzerindeki fizyolojik etkileri nedeniyle sıkça görülür. Hastalar genellikle ağrıyı kanser belirtisi sanarak korkuyla başvururlar. Oysa meme kanseri genellikle ağrısız, sert ve hareketsiz bir kitle ile kendini belli eder. Meme ağrısının ileri evre meme kanserlerinin ilk belirtisi olma ihtimali oldukça nadirdir. Yine de tek taraflı, sürekli ve şiddeti artan bir ağrı varsa detaylı bir muayene yapılması şarttır.
Endoskopi
İşlemi uyutarak endoskopi şeklinde mi yapıyorsunuz?
Mide ve bağırsak şikayetleri olan hastalar genellikle öğürme refleksi veya ağrı korkusuyla endoskopiden çekinirler. Hastanemizde endoskopi ve kolonoskopi işlemleri, anestezi uzmanı eşliğinde sedasyon adı verilen yöntemle, yani uyutarak endoskopi şeklinde yapılmaktadır. Damar yolundan verilen ilaçlar sayesinde hasta işlem sırasında hiçbir ağrı, bulantı veya rahatsızlık hissetmez; derin bir uykuya dalar ve işlem bittiğinde hiçbir şey hatırlamadan uyanır. Ayrıca boyama yöntemi ile mide ve bağırsak kanserinde erken teşhis gibi ileri düzey endoskopik incelemeler de bu konforlu uyku halinde başarıyla gerçekleştirilir.
Endoskopi işleminden kaç saat sonra işe dönebilirim?
İşlem sedasyon (uyutma) altında gerçekleştiği için hastanın hemen hastaneden ayrılmasına izin verilmez. İşlem bittikten sonra hasta özel bir gözlem odasına alınır. İlaçların etkisi geçip hasta tamamen kendine gelene kadar yaklaşık 1 saat dinlendirilir. Uyandıktan sonra ağızdan hafif, sıvı gıdalar tüketmeye başlaması istenir. Herhangi bir bulantı veya baş dönmesi yoksa, işlemden yaklaşık 2 saat sonra hasta taburcu edilir. Fiziksel olarak ağır efor gerektirmeyen masa başı işlere aynı gün öğleden sonra dönmek mümkün olsa da, genellikle o günü dinlenerek geçirmek tavsiye edilir.
İşlem sonrasında araba kullanabilir miyim?
İşlem sırasında kullanılan sedasyon ilaçları, hastanın bilinci tamamen açılmış gibi görünse de reflekslerde yavaşlamaya, dikkat dağınıklığına ve hafif uyku haline neden olabilir. Bu nedenle hastalarımıza işlem sonrasındaki ilk 24 saat boyunca kesinlikle araç kullanmamalarını, dikkat gerektiren tehlikeli makinelerle çalışmamalarını ve önemli hukuki kararlar almamalarını öneriyoruz. Hastaneye gelirken mutlaka bir refakatçi ile gelinmesi büyük önem taşır.
Obezite Cerrahisi
Tüp mide ameliyatında midenin ne kadarı çıkarılıyor?
Obezite cerrahisi kapsamında en sık uygulanan yöntem olan tüp mide ameliyatı (sleeve gastrektomi) sırasında, midenin yaklaşık yüzde 70 ila 80'lik kısmı cerrahi olarak kesilip vücut dışına alınır. Bu işlemde mide ile dalak ve kalın bağırsak arasındaki bağlar serbestleştirilir. Çıkarılan kısım, iştah hormonu olan ghrelinin en çok salgılandığı fundus bölgesini de içerdiği için hastanın ameliyat sonrasında iştahı ciddi oranda azalır. Geriye muz şeklinde, ince uzun bir tüp formunda yeni bir mide kalır.
Tüp mide ameliyatı iyileşme süreci nasıldır ve ne zaman işe dönebilirim?
Tüp mide ameliyatı iyileşme süreci, operasyonun kapalı (laparoskopik) yöntemle yapılması sayesinde oldukça hızlı ve konforludur. Karın bölgesine açılan birkaç küçük delikten girilerek yapıldığı için büyük kesi ağrıları yaşanmaz. Hastaların ameliyat sonrası birinci günde hafif gaz sancıları ve sızıları olabilir, ancak genellikle üçüncü günde belirgin bir şikayet kalmaz. Hastanede ortalama 2-3 gün yatış süresi bulunur. Masa başı veya hafif tempolu işlerde çalışan hastalarımıza genellikle 7 ila 10 gün sonra iş hayatlarına dönmelerini öneriyoruz.
Ameliyat sonrasında ne zaman spor yapabilirim?
Obezite cerrahisi sonrasında hareket etmek, hem kan pıhtılaşmasını önlemek hem de kilo verme sürecini desteklemek için kritik öneme sahiptir. Hastalar ameliyattan sadece birkaç saat sonra hastane koridorunda yürütülmeye başlanır. Taburcu olduktan sonraki ilk 10 gün içinde tempolu yürüyüş gibi hafif sporlara başlanabilir. Ancak karın içi dikişlerin tamamen iyileşmesi zaman alacağından, ağırlık kaldırma, mekik çekme veya zorlayıcı fitness hareketleri gibi ağır sporlara başlamak için en az 3 ay beklenmesi gerekmektedir.
Operasyon sonrasında vitamin takviyesi kullanmam gerekiyor mu?
Gastrik bypass gibi bağırsakların da devre dışı bırakıldığı emilim bozucu ameliyatların aksine, tüp mide ameliyatı gıdaların emilim yollarını değiştirmez; sadece mide hacmini küçültür. Bu nedenle şiddetli vitamin ve mineral eksiklikleri beklenmez. Ancak ilk aylarda porsiyonlar çok küçüldüğü için vücudun günlük ihtiyacı olan besin öğelerini gıdalardan tam olarak almak zor olabilir. Bu süreçte hekiminizin ve diyetisyeninizin önereceği multivitamin takviyelerini kullanmanız gerekebilir. İlerleyen dönemde yapılan kan tahlili sonuçlarına göre bu takviyeler genellikle bırakılır.
Makat Hastalıkları
Makattan kanama nedenleri nelerdir, kötü bir hastalığım mı var?
Tuvalette kan görmek hastaları haklı olarak korkutan bir durumdur; ancak her makattan kanama kanser belirtisi değildir. Makattan kanama nedenleri incelendiğinde, vakaların yaklaşık yüzde 90'ının hemoroid (basur) veya anal fissür (makat çatlağı) gibi tamamen iyi huylu hastalıklardan kaynaklandığı görülür. Ancak geriye kalan yüzde 10'luk kesimde bağırsak polipleri veya kolon kanseri gibi ciddi tablolar bulunabilir. Bu nedenle kanama şikayeti olan her hasta, kulaktan dolma tedavilerle vakit kaybetmek yerine mutlaka muayene olmalı ve hekimin gerekli görmesi halinde kalın bağırsağın son kısmının incelendiği rekto-sigmoidoskopi veya kolonoskopi işlemini yaptırmayı kabul etmelidir.
Rekto-sigmoidoskopi hemen yapılmalı mı, ilaçla geçmesi beklenemez mi?
Bu karar, genel cerrahi uzmanının yapacağı rektal muayene sonucuna göre verilir. Eğer fizik muayene sırasında kanamayı açıklayacak belirgin bir hemoroid memesi veya makat çatlağı saptanmazsa, kanamanın kaynağının daha içeride (bağırsakta) olup olmadığını anlamak için endoskopik işlem bir an önce yapılmalıdır. Ancak hastada cam kesiği batar tarzda şiddetli ağrının eşlik ettiği akut bir anal fissür veya tromboze (pıhtı oturmuş) hemoroid varsa, aletli inceleme hastaya çok acı verebilir. Bu gibi durumlarda öncelikle kremler, sıcak su oturma banyoları ve ilaçlarla ağrı rahatlatılır, işlem birkaç hafta sonrasına ertelenebilir.
BHT CLINIC'te Süreç ve Acil Durumlar
Genel cerrahi hastalıklarının bir kısmı planlı ameliyatlar gerektirirken, akut apandisit, safra kesesi iltihabı, bağırsak tıkanıklığı veya şiddetli mide-bağırsak kanamaları gibi durumlar acil müdahale gerektirir. BHT CLINIC İstanbul Tema Hastanesi Acil Tıp birimimiz, 7 gün 24 saat uzman kadrosuyla bu tür ani gelişen tablolara hızlıca müdahale edebilecek donanıma sahiptir. Şiddetli ve geçmeyen karın ağrısı, makattan veya ağızdan bol miktarda kan gelmesi, yüksek ateşle birlikte karında sertlik gibi belirtiler yaşıyorsanız vakit kaybetmeden acil servise başvurmanız hayati önem taşır. Planlı muayeneleriniz için ise polikliniklerimizden randevu alarak detaylı değerlendirme sürecinizi başlatabilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Genel cerrahi hangi hastalıklara bakar?
Genel cerrahi; tiroid, meme, yemek borusu, mide, ince ve kalın bağırsaklar, karaciğer, safra kesesi, pankreas, fıtıklar ve makat bölgesi (anorektal) hastalıklarının tanı ve cerrahi tedavisiyle ilgilenen geniş kapsamlı bir tıbbi birimdir. Ayrıca obezite cerrahisi ve travma cerrahisi de bu bölümün uzmanlık alanına girer.
Ameliyat öncesi nelere dikkat etmeliyim?
Ameliyat öncesinde anestezi hekimi tarafından detaylı bir değerlendirmeden geçmeniz istenir. Kronik hastalıklarınızı ve kullandığınız tüm ilaçları (özellikle kan sulandırıcılar) hekiminize bildirmeniz şarttır. Operasyondan en az 8 saat önce yeme ve içmeyi tamamen kesmeniz gerekmektedir.
Kapalı ameliyat (laparoskopi) her hastaya uygulanır mı?
Laparoskopik cerrahi, safra kesesi, fıtık, apandisit ve obezite ameliyatlarında altın standart haline gelmiştir ve hastaların büyük bir çoğunluğuna uygulanabilir. Ancak daha önce geçirilmiş çok sayıda açık karın ameliyatı olan, ileri derecede karın içi yapışıklığı bulunan veya çok büyük kitleleri olan hastalarda açık cerrahi tercih edilebilir.
Kesi yeri fıtığı nedir?
Kesi yeri fıtığı (insizyonel herni), daha önce geçirilmiş bir açık karın ameliyatının dikiş hattında zamanla zayıflama olması ve iç organların bu zayıf noktadan cilt altına doğru bombeleşmesidir. Genellikle ağır kaldırma, kronik öksürük veya aşırı kilo alımı gibi karın içi basıncını artıran durumlarda ortaya çıkar ve cerrahi olarak onarılması gerekir.
Sağlığınızla ilgili her türlü şüphenizi gidermek ve doğru tedavi planlamasını yapmak için BHT CLINIC randevu sayfamızdan uzman hekimlerimize ulaşabilirsiniz.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurun.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesinin yerine geçmez. Belirtileriniz devam ediyorsa ilgili bölümden randevu oluşturun.
Randevu Al