Acil Tıp

Tüp Mide Ameliyatı (Sleeve Gastrektomi) Nedir?

BHT CLINIC15 Ağustos 20256 dk okuma
Tüp Mide Ameliyatı (Sleeve Gastrektomi) Nedir?

Tüp mide ameliyatı, tıbbi adıyla sleeve gastrektomi, morbid obezite tedavisinde uygulanan ve kalıcı kilo kaybı sağlayan cerrahi bir işlemdir. Bu operasyonda midenin büyük bir kısmı çıkarılarak hacmi daraltılır, böylece hastanın porsiyonları küçülür ve iştahı belirgin şekilde azalır. Obezite cerrahisi alanında en sık tercih edilen bu yöntem, sadece kilo vermeyi değil, obeziteye bağlı gelişen diyabet ve hipertansiyon gibi metabolik hastalıkların tedavisini de destekler.

Kısaca:
  • İşlem laparoskopik (kapalı) yöntemle, karın duvarına açılan küçük deliklerden gerçekleştirilir.
  • Midenin yaklaşık yüzde yetmiş beş ile sekseni cerrahi olarak çıkarılır.
  • Açlık hormonu (ghrelin) salgılayan bölüm alındığı için ameliyat sonrası iştah büyük oranda azalır.
  • Ameliyat süresi ortalama 1 ile 2 saat, hastanede yatış süresi ise genellikle 2 ile 3 gündür.
  • İyileşme sürecinde sıvıdan katıya doğru ilerleyen, diyetisyen eşliğinde özel bir beslenme programı uygulanır.

Tüp Mide Ameliyatı (Sleeve Gastrektomi) Nedir?

Tüp mide ameliyatı, midenin anatomik yapısının değiştirilerek ince, uzun bir tüp (muz benzeri bir şekil) haline getirildiği cerrahi bir prosedürdür. Mide küçültme ameliyatı olarak da bilinen bu işlem, kısıtlayıcı bir bariatrik cerrahi türüdür. Yani bağırsakların emilim yolunda herhangi bir değişiklik yapılmaz, sadece midenin gıda depolama kapasitesi fiziksel olarak sınırlandırılır.

Normal şartlarda yetişkin bir insanın midesi yaklaşık 1.5 ile 2 litre arasında gıda ve sıvı alabilirken, tüp mide ameliyatı sonrası bu hacim 100 ile 150 mililitreye kadar düşer. İşlemin en büyük avantajlarından biri, midenin 'fundus' adı verilen üst kısmının tamamen çıkarılmasıdır. Fundus, beyne açlık sinyalleri gönderen ghrelin hormonunun ana üretim merkezidir. Bu bölümün alınmasıyla birlikte hastalar sadece daha küçük porsiyonlarla doymakla kalmaz, aynı zamanda öğün aralarında eskisi kadar şiddetli açlık hissetmezler.

Sleeve gastrektomi, bağırsak anatomisine dokunmadığı için mide bypass ameliyatlarına kıyasla daha fizyolojik bir yöntem olarak kabul edilir. Sindirim sistemi doğal yolunu izlemeye devam eder, bu da uzun vadede şiddetli vitamin ve mineral eksikliği yaşanma riskini diğer bazı cerrahi yöntemlere göre daha düşük tutar.

Kimler Tüp Mide Ameliyatı İçin Uygun Adaydır?

Tüp mide ameliyatı kimlere yapılır sorusu, obezite ile mücadele eden birçok kişinin en çok merak ettiği konulardan biridir. Bu ameliyat estetik kaygılarla yapılan bir işlem değil, ciddi sağlık sorunlarına yol açan morbid obezitenin tıbbi bir tedavisidir. Adayların belirlenmesinde uluslararası sağlık kuruluşlarının belirlediği Vücut Kitle İndeksi (VKİ) kriterleri temel alınır.

Vücut kitle indeksi 40 ve üzerinde olan bireyler, doğrudan bu ameliyat için uygun aday olarak değerlendirilir. Eğer kişinin VKİ değeri 35 ile 39.9 arasındaysa ve obeziteye eşlik eden Tip 2 diyabet, hipertansiyon, uyku apnesi, şiddetli eklem problemleri veya karaciğer yağlanması gibi yandaş hastalıkları varsa, yine cerrahi müdahale kararı alınabilir. Son yıllarda, kontrol altına alınamayan diyabeti olan ve VKİ değeri 30 ile 35 arasında olan bazı hastalarda da metabolik cerrahi kapsamında bu işlem değerlendirilebilmektedir.

Cerrahiye uygunluk için sadece fiziksel ölçümler yeterli değildir. Hastanın daha önce diyet, egzersiz ve tıbbi beslenme tedavisi gibi ameliyatsız yöntemleri denemiş ancak kalıcı başarı sağlayamamış olması gerekir. Ayrıca kişinin alkol veya madde bağımlılığının bulunmaması, psikolojik olarak ameliyat sonrası değişecek yaşam tarzına ve beslenme kurallarına uyum sağlayabilecek durumda olması şarttır.

Ameliyat Öncesi Hazırlık Süreci

Başarılı bir obezite cerrahisi, titiz bir ameliyat öncesi hazırlık süreci gerektirir. Karar aşamasından sonra hasta, multidisipliner bir ekip tarafından kapsamlı bir sağlık taramasından geçirilir. Bu ekipte genel cerrah, endokrinoloji uzmanı, kardiyolog, göğüs hastalıkları uzmanı, psikiyatrist ve bariatrik diyetisyen yer alır.

Hazırlık aşamasında detaylı kan tahlilleri, akciğer grafisi, EKG ve karın ultrasonu yapılır. Ayrıca midenin iç yüzeyinde ülser, gastrit, fıtık veya bakteri (Helicobacter pylori) olup olmadığını görmek için endoskopi uygulanır. Mide hastalıklarının detaylı incelenmesinde, boyama yöntemi ile mide ve bağırsak kanserinde erken teşhis sağlayan ileri endoskopik teknikler de hastanın sindirim sistemi sağlığını güvence altına almak için yol gösterici olabilir. Eğer midede tedavi edilmesi gereken bir durum saptanırsa, ameliyat öncesi ilaç tedavisi uygulanır.

Ameliyattan yaklaşık bir ile iki hafta önce diyetisyen eşliğinde 'karaciğer küçültme diyeti' adı verilen özel bir beslenme programına başlanır. Obezite hastalarında genellikle karaciğerde büyüme ve yağlanma bulunur. Karaciğer, midenin hemen üzerinde yer aldığı için ameliyat sırasında cerrahın görüş alanını daraltabilir. Karbonhidrattan fakir, proteinden zengin bu kısa süreli diyet, karaciğerin boyutunu küçülterek laparoskopik cerrahinin çok daha güvenli ve rahat geçmesini sağlar.

Ameliyat Nasıl Yapılır ve Ne Kadar Sürer?

Sleeve gastrektomi operasyonu genel anestezi altında, laparoskopik (kapalı) yöntemle gerçekleştirilir. Karın bölgesine büyük bir kesi yapmak yerine, genellikle yarım ile bir santimetre büyüklüğünde dört veya beş adet küçük delik açılır. Bu deliklerden içeriye, ucunda yüksek çözünürlüklü kamera bulunan ince bir tüp ve özel cerrahi aletler yerleştirilir. Karın içi, cerrahın rahat çalışabilmesi için karbondioksit gazı ile şişirilir.

İşlem sırasında midenin içine ağız yoluyla bir kalibrasyon tüpü (buji) yerleştirilir. Bu tüp, yeni midenin genişliğini belirlemek için bir kılavuz görevi görür. Cerrah, 'stapler' adı verilen ve hem dokuyu kesip hem de aynı anda titanyum zımbalarla dikerek kapatan özel bir alet kullanarak midenin büyük kısmını ayırır. Kılavuz tüp sayesinde mide, yemek borusunun devamı niteliğinde ince bir boru halini alır.

Kesilen mide parçası, açılan küçük deliklerin birinden dışarı çıkarılır. Ameliyatın son aşamasında, zımba hattında herhangi bir sızıntı veya kanama olup olmadığını kontrol etmek amacıyla mide içine özel bir boyalı sıvı veya hava verilerek kaçak testi yapılır. Her şeyin güvenli olduğu teyit edildikten sonra aletler çıkarılır ve delikler estetik dikişlerle kapatılır. Tüm bu süreç hastanın anatomik yapısına bağlı olarak ortalama 1 ile 2 saat sürer.

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Beslenme ve İyileşme

Obezite cerrahisinde ameliyatın kendisi kadar, ameliyat sonrası hastanın yeni yaşam tarzına uyumu da başarının anahtarıdır. İyileşme süreci hastanede başlar; ameliyattan birkaç saat sonra hastanın yürütülmesi, kan pıhtılaşması ve bağırsak tembelliği riskini azaltmak için kritik bir adımdır.

Diyet Evreleri

Tüp mide ameliyatı sonrası beslenme, midenin yeni boyutuna ve dikiş hattının iyileşme sürecine uyum sağlamak amacıyla dört aşamalı katı bir kural dizisine dayanır. İlk hafta sadece su, şekersiz elma suyu ve tanesiz et suyu gibi berrak sıvılar tüketilir. İkinci hafta, protein tozları, laktozsuz süt ve ayran gibi koyu sıvılara geçilir. Üçüncü ve dördüncü haftalarda blenderdan geçirilmiş püre kıvamındaki gıdalar (sebze püreleri, yoğurt, yumuşak peynirler) diyete eklenir. Birinci ayın sonunda ise yumuşak katı gıdalara başlanır. Katı gıdalara geçildiğinde en önemli kural, lokmaları en az yirmi otuz kez çiğnemek ve katı gıdalarla sıvıları aynı anda tüketmemektir (yemeklerden 30 dakika önce ve sonra sıvı alımı durdurulmalıdır).

İyileşme Süreci

Hastaneden taburcu olduktan sonraki ilk günlerde hafif yorgunluk ve dikiş yerlerinde sızlama hissedilmesi normaldir. Masa başı bir işte çalışan hastalar genellikle 7 ile 10 gün içinde işlerine dönebilirken, fiziksel güç gerektiren işlerde çalışanların 3 ile 4 hafta beklemesi tavsiye edilir. İlk altı ay boyunca ağır kaldırmaktan ve zorlayıcı karın egzersizlerinden kaçınılmalıdır. Yüzme, tempolu yürüyüş ve hafif aerobik egzersizler ise birinci aydan itibaren iyileşmeyi ve kilo kaybını destekler.

Olası Riskler ve Komplikasyonlar

Tüp mide ameliyatı, deneyimli cerrahlar tarafından tam donanımlı merkezlerde yapıldığında safra kesesi ameliyatı kadar güvenli kabul edilse de, her majör cerrahi gibi bazı riskler barındırır. Erken dönem risklerinin başında kanama ve mide kaçağı gelir. Mide kaçağı, zımba hattındaki dikişlerin arasından mide sıvısının karın boşluğuna sızması durumudur. Çarpıntı, ateş ve şiddetli karın ağrısı ile kendini belli eder; erken teşhis edildiğinde endoskopik yöntemler veya stent uygulamaları ile tedavi edilebilir.

Uzun dönem riskler arasında ise yetersiz beslenmeye bağlı vitamin ve mineral eksiklikleri (özellikle B12, demir ve D vitamini), saç dökülmesi ve hızlı kilo kaybına bağlı cilt sarkmaları yer alır. Ayrıca hızlı kilo verme sürecinde safra kesesinde taş oluşumu riski artabilir. Uzmanların belirttiği gibi, safradaki taş küçüldükçe ameliyat kaçınılmaz oluyor gerçeği göz önüne alındığında, ameliyat sonrası safra kesesi sağlığı doktorunuz tarafından yakından izlenir. Reflü şikayetleri de bazı hastalarda ameliyat sonrası artış gösterebilir.

Ne Zaman Hekime Başvurmalı?

Ameliyat sonrası evde iyileşme sürecinde vücudunuzun verdiği sinyalleri doğru okumak hayati önem taşır. Çoğu şikayet basit gaz sancıları veya yeni beslenme düzenine uyum zorluğundan kaynaklansa da, bazı belirtiler acil tıbbi müdahale gerektiren ciddi komplikasyonların habercisi olabilir.

Aşağıdaki belirtilerden herhangi birini yaşarsanız vakit kaybetmeden cerrahınızla iletişime geçmeli veya en yakın donanımlı hastanenin acil servisine başvurmalısınız:

  • 38.5 dereceyi aşan ve düşmeyen yüksek ateş.
  • Ağrı kesicilere rağmen hafiflemeyen, giderek şiddetlenen karın veya sol omuz ağrısı.
  • Kalp atış hızının istirahat halindeyken dakikada 120'nin üzerine çıkması (çarpıntı).
  • Nefes almada ani zorluk, göğüs ağrısı veya bayılma hissi.
  • Sürekli hale gelen bulantı, kanlı kusma veya zift renginde siyah dışkılama.
  • Dikiş yerlerinde aşırı kızarıklık, şişlik, sıcaklık artışı veya kötü kokulu akıntı.

Bu tür acil ve beklenmedik durumlarda güvenliğiniz için 112'yi arayabilir veya 7/24 hizmet veren uzman kadrosuyla Acil Tıp birimimize başvurarak gerekli tetkik ve müdahalelerin hızla yapılmasını sağlayabilirsiniz.

BHT CLINIC'te Obezite Cerrahisi Süreci

BHT CLINIC İstanbul Tema Hastanesi'nde obezite cerrahisi, JCI akreditasyonuna sahip uluslararası kalite standartlarında, hasta güvenliğini merkeze alan bir yaklaşımla uygulanır. Süreciniz, genel cerrahi, endokrinoloji, beslenme ve diyetetik ile psikoloji bölümlerinin bir arada çalıştığı multidisipliner bir konsey tarafından kişiye özel olarak planlanır.

Ameliyat öncesi tüm tetkikleriniz ileri teknoloji cihazlarla aynı çatı altında hızla tamamlanır. Ameliyat sonrası dönemde ise bariatrik diyetisyenlerimiz ve psikologlarımız, kalıcı kilo kontrolünü sağlamanız için uzun soluklu bir takip programı ile yanınızda olur. Olası her türlü ihtiyacınızda 7 gün 24 saat kesintisiz hizmet veren acil servisimiz ve yoğun bakım ünitelerimizle sağlığınız güvence altındadır. Sağlıklı bir yaşama ilk adımı atmak ve tedavi seçeneklerinizi uzman hekimlerimizle değerlendirmek için randevu alabilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Tüp mide ameliyatı ne kadar sürer?

Ameliyat, hastanın anatomik yapısına ve karın içi yağlanma oranına bağlı olarak genellikle 1 ile 2 saat arasında tamamlanır. Anesteziye hazırlık ve uyanma süreleri ile birlikte ameliyathanede geçirilen toplam süre biraz daha uzun olabilir.

Ameliyat sonrası ne zaman işe dönebilirim?

Masa başı veya fiziksel olarak yorucu olmayan bir işte çalışıyorsanız, taburcu olduktan sonraki 7 ile 10 gün içinde işinize dönebilirsiniz. Ancak ağır fiziksel aktivite gerektiren işlerde çalışanların en az 3 ile 4 hafta beklemesi önerilir.

Mide küçültme ameliyatı sonrası tekrar kilo alınır mı?

Ameliyat, kilo vermek için çok güçlü bir araçtır ancak tek başına bir mucize değildir. Eğer hasta diyetisyen uyarılarını dikkate almaz, sürekli yüksek kalorili sıvılar tüketir ve egzersiz yapmazsa, uzun vadede midenin bir miktar esnemesiyle tekrar kilo alımı yaşanabilir.

Ameliyat izi kalır mı?

İşlem laparoskopik (kapalı) yöntemle yapıldığı için karın bölgesinde sadece yarım ile bir santimetre arasında değişen 4-5 adet küçük kesi izi kalır. Bu izler zamanla soluklaşır ve estetik açıdan genellikle rahatsız edici bir boyutta olmaz.

Obezite cerrahisi sonrası vitamin kullanmak şart mı?

Evet, mide hacmi küçüldüğü ve gıda alımı azaldığı için vücudun günlük ihtiyacı olan vitamin ve mineralleri sadece besinlerden karşılamak zorlaşır. Doktorunuzun belirleyeceği periyotlarda yapılan kan tahlillerine göre, özellikle ilk bir yıl düzenli vitamin takviyesi kullanmanız gerekebilir.

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurun.

Şikâyetiniz sürüyorsa hekime başvurun

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesinin yerine geçmez. Belirtileriniz devam ediyorsa ilgili bölümden randevu oluşturun.

Randevu Al
PaylaşfXwain
Tüp Mide Ameliyatı Nedir? Kimlere Yapılır? | BHT CLINIC