Beyin ve Sinir Cerrahisi

Diyabet Nedir, Belirtileri Nelerdir? Şeker Hastalığı Rehberi

İç Hastalıkları13 Kasım 20247 dk okuma
Diyabet Nedir, Belirtileri Nelerdir? Şeker Hastalığı Rehberi

Halk arasında şeker hastalığı olarak bilinen diyabet, kanda bulunan glukoz (şeker) seviyesinin normalin üzerine çıkmasıyla karakterize edilen kronik bir metabolizma sorunudur. Vücudunuzun kan şekerini düzenleme yeteneğini kaybetmesi veya ürettiği insülini etkili bir şekilde kullanamaması sonucunda ortaya çıkar. Besinlerden aldığınız şeker, hücrelere girip enerjiye dönüşemediğinde kan dolaşımında birikerek zamanla organlara zarar vermeye başlar. Erken teşhis, doğru tıbbi müdahale ve yaşam tarzı değişiklikleriyle diyabeti kontrol altına alarak tamamen sağlıklı ve aktif bir yaşam sürebilirsiniz.

  • Diyabet, pankreasın yeterli insülin üretememesi veya vücudun insüline direnç göstermesi durumudur.
  • En yaygın türleri çocuklukta başlayan Tip 1 ve genellikle yetişkinlikte ortaya çıkan Tip 2 diyabettir.
  • Aşırı susama, sık idrara çıkma, açıklanamayan kilo kaybı ve halsizlik en belirgin ilk işaretlerdir.
  • Tanı aşamasında Açlık Kan Şekeri, HbA1c (3 aylık şeker) ve OGTT (şeker yükleme) testleri kullanılır.
  • Tedavi süreci kişiye özel beslenme planı, düzenli egzersiz ve hekim kontrolünde ilaç veya insülin kullanımını içerir.

Diyabet Nedir ve Kimlerde Görülür?

Diyabet, vücudun temel enerji kaynağı olan glukozun hücrelere taşınmasını sağlayan insülin hormonunun eksikliği veya işlevsizliği sonucu gelişir. İnsülin, midenin arka kısmında yer alan pankreas bezi tarafından üretilir. Sağlıklı bir bireyde pankreas, tüketilen gıdalardaki şeker miktarına uygun olarak insülin salgılar. Ancak diyabet geliştiğinde bu denge bozulur. Kan şekeri hücrelere giremez ve damarlarda yüksek seviyelerde dolaşmaya devam eder. Bu durum, uzun vadede kalp, damar, göz, böbrek ve sinir sisteminde kalıcı hasarlara yol açabilir.

Hastalığın toplumda en sık karşılaşılan türleri tip 1 ve tip 2 diyabet olarak adlandırılır. Tip 1 diyabet, bağışıklık sisteminin pankreastaki insülin üreten hücrelere saldırarak onları tahrip etmesiyle ortaya çıkar ve genellikle çocukluk veya ergenlik döneminde başlar. Tip 2 diyabet ise daha çok yetişkinlerde, aşırı kilolu ve hareketsiz yaşam süren bireylerde görülür. Bu türde vücut insülin üretir ancak hücreler bu insüline karşı direnç geliştirir. Ayrıca hamilelik döneminde ortaya çıkan ve doğumdan sonra genellikle kaybolan gestasyonel diyabet (gebelik şekeri) de önemli bir diyabet türüdür ve hem anne hem de bebek sağlığı için yakından takip edilmelidir.

Şeker Hastalığı Nedenleri ve Risk Faktörleri

Şeker hastalığı nedenleri, hastalığın türüne göre büyük farklılıklar gösterir. Tip 1 diyabetin kesin nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, genetik yatkınlık ve çevresel faktörlerin (örneğin bazı virüslerin) bağışıklık sistemini tetiklemesi sonucu oluştuğu kabul edilmektedir. Vücut kendi hücrelerini yabancı olarak algılar ve insülin üretim merkezini kalıcı olarak bozar. Bu durum tamamen kişinin yaşam tarzından bağımsız olarak gelişir.

Tip 2 diyabet ise büyük ölçüde yaşam tarzı ve genetik mirasın birleşimiyle ortaya çıkar. Dengesiz beslenme, aşırı kilo (özellikle karın çevresindeki yağlanma) ve hareketsiz bir yaşam, hücrelerin insüline karşı duyarsızlaşmasına neden olur. Ailesinde diyabet öyküsü bulunanlar, 45 yaşın üzerindeki bireyler, yüksek tansiyon veya kolesterol hastaları ile geçmişte gestasyonel diyabet tanısı almış kadınlar yüksek risk grubundadır. Gebelik şekerinin (gestasyonel diyabet) nedeni ise hamilelik sırasında plasentanın ürettiği hormonların vücutta insülin direncine yol açmasıdır. Pankreas bu artan ihtiyacı karşılayacak kadar ekstra insülin üretemediğinde kan şekeri yükselir.

Şeker Hastalığı Belirtileri Nelerdir?

Diyabetin belirtileri, kan şekerinin ne kadar yüksek olduğuna ve hastalığın türüne bağlı olarak değişiklik gösterir. Tip 1 diyabet belirtileri genellikle birkaç hafta içinde çok hızlı ve şiddetli bir şekilde ortaya çıkarken, Tip 2 diyabet yıllar içinde sinsi bir şekilde ilerleyebilir. Hatta birçok Tip 2 diyabet hastası, hastalık ileri aşamalara gelene kadar hiçbir belirgin şikayet yaşamaz. Ancak kan şekeri belirli bir seviyenin üzerine çıktığında vücut bazı uyarı sinyalleri vermeye başlar.

Hastalığın en temel belirtileri arasında aşırı susama ve normalden çok daha sık idrara çıkma yer alır. Böbrekler, kanda biriken fazla şekeri süzüp atmak için yoğun çaba harcar ve bu durum idrar miktarını artırır. Vücut sıvı kaybettiği için de sürekli su içme ihtiyacı doğar. Hücreler ihtiyaç duydukları enerjiyi glukozdan alamadığında kaslar ve yağ dokuları enerji kaynağı olarak kullanılmaya başlar; bu da iştah artışına rağmen açıklanamayan kilo kaybına ve sürekli bir yorgunluk hissine yol açar. Diğer yaygın belirtiler şunlardır:

  • Bulanık görme ve odaklanma sorunları
  • Özellikle ayaklarda uyuşma, karıncalanma veya yanma hissi
  • Ciltte kuruluk, kaşıntı ve tekrarlayan mantar enfeksiyonları
  • Kesiklerin, yaraların veya diş eti kanamalarının normalden çok daha geç iyileşmesi
  • Boyun, koltuk altı veya kasık bölgelerinde cilt renginde koyulaşma (Akantozis nigrikans)

Diyabet Tanısı Hastanede Nasıl Konur?

Diyabet şüphesiyle hastaneye başvurduğunuzda, hekiminiz öncelikle şikayetlerinizi dinler, tıbbi geçmişinizi inceler ve detaylı bir fizik muayene yapar. Kesin tanı koymak için ise kan şekeri seviyelerini ölçen spesifik laboratuvar testlerine başvurulur. Bu testler, kanınızdaki glukoz miktarını objektif bir şekilde değerlendirerek hastalığın varlığını veya risk düzeyini belirler.

Tanı aşamasında en sık kullanılan yöntem Açlık Kan Şekeri (AKŞ) testidir. En az 8 saatlik gece açlığının ardından alınan kan örneğinde glukoz seviyesi ölçülür. Bir diğer kritik test ise HbA1c (Glikozillenmiş Hemoglobin) testidir. Bu test, kırmızı kan hücrelerindeki hemoglobine bağlanan şeker miktarını ölçerek son 2-3 aylık ortalama kan şekeri seviyeniz hakkında bilgi verir. Şüpheli durumlarda veya hamilelikte ise Oral Glukoz Tolerans Testi (OGTT), yani şeker yükleme testi uygulanır. Bu testte, açlık kan şekeri ölçüldükten sonra kişiye belirli miktarda şeker içeren bir sıvı içirilir ve ardından belirli aralıklarla kan şekeri tekrar ölçülerek vücudun şekeri nasıl tolere ettiği gözlemlenir.

Diyabet Tedavisi ve Yaşam Tarzı Değişiklikleri

Diyabet tedavisi, hastalığın tipine, kişinin yaşına, genel sağlık durumuna ve yaşam tarzına göre tamamen kişiselleştirilir. Tip 1 diyabet tedavisinde pankreas hiç insülin üretmediği için hastaların ömür boyu dışarıdan insülin alması zorunludur. İnsülin, mide asidi tarafından parçalandığı için hap olarak alınamaz; cilt altı enjeksiyonlar veya sürekli insülin salgılayan pompalar aracılığıyla vücuda verilir. Bu hastalar için karbonhidrat sayımı yaparak alınan gıdaya uygun dozda insülin uygulamak hayati önem taşır.

Tip 2 diyabet tedavisinin temelini ise tıbbi beslenme tedavisi (diyet) ve düzenli fiziksel aktivite oluşturur. Erken evredeki birçok hasta, sadece kilo vererek ve sağlıklı beslenerek kan şekerini normal sınırlarda tutabilir. Beslenme alışkanlıklarınızı iyileştirmek ve rafine şekerden uzak durmak için Şekersiz Ocak Ayı: Şeker Detoksu ve Sağlıklı Beslenme Rehberi başlıklı yazımızdaki pratik önerileri inceleyebilirsiniz. Yaşam tarzı değişikliklerinin yetersiz kaldığı durumlarda ise hücrelerin insülin duyarlılığını artıran veya pankreası uyaran oral antidiyabetik ilaçlar (şeker hapları) reçete edilir. Hastalık ilerledikçe Tip 2 diyabet hastalarının da insülin tedavisine geçmesi gerekebilir.

Diyabetin Uzun Vadeli Zararları ve Komplikasyonlar

Kan şekerinin uzun süre yüksek seyretmesi, vücuttaki tüm damar sistemini ve sinir ağını yavaş yavaş tahrip eder. Diyabetin mikrovasküler (küçük damar) komplikasyonları arasında gözün retina tabakasının hasar görmesi (diyabetik retinopati), böbreklerin süzme yeteneğini kaybetmesi (diyabetik nefropati) ve sinir uçlarının zedelenmesi (diyabetik nöropati) yer alır. Makrovasküler (büyük damar) komplikasyonlar ise kalp krizi, inme ve periferik arter hastalığı riskini ciddi oranda artırır.

Özellikle diyabetik nöropati, hastalarda el ve ayaklarda his kaybına, şiddetli ağrılara ve fark edilmeyen yaraların enfekte olarak diyabetik ayak ülserlerine dönüşmesine neden olabilir. Sinir hasarlarının ilerlemesi veya omurga kaynaklı nörolojik şikayetlerin tabloya eklenmesi durumunda multidisipliner bir yaklaşım şarttır. Bu tür ileri derece nörolojik sorunların değerlendirilmesi ve cerrahi gerektiren sinir sıkışmalarının tedavisi için Beyin ve Sinir Cerrahisi bölümümüzdeki uzman hekimlerimizden güvenle destek alabilirsiniz.

Ne Zaman Hekime Başvurmalı ve Acil Durumlar

Diyabet, sürekli takip ve özen gerektiren bir durumdur. Eğer ailenizde diyabet öyküsü varsa, fazla kiloluysanız veya sık idrara çıkma, ağız kuruluğu, geç iyileşen yaralar gibi belirtilerden bir veya birkaçını yaşıyorsanız vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurarak kan şekerinizi ölçtürmelisiniz. Erken müdahale, organ hasarlarının önüne geçmenin en etkili yoludur.

Diyabet tanısı almış hastalar için ise kan şekerinin aniden çok düşmesi (hipoglisemi) veya çok yükselmesi (hiperglisemi) hayati risk taşıyan acil durumlardır. Aşağıdaki belirtilerden herhangi birini yaşarsanız derhal 112 acil servisi arayarak tıbbi yardım istemelisiniz:

  • Bilinç bulanıklığı, konuşma güçlüğü veya bayılma hissi
  • Nefeste çürük elma veya aseton benzeri keskin bir koku
  • Şiddetli karın ağrısı, durdurulamayan kusma ve hızlı nefes alıp verme
  • Soğuk terleme, şiddetli titreme ve kalp çarpıntısı ile birlikte gelen aşırı halsizlik
  • Görüşte ani kayıp veya çift görme

BHT CLINIC'te Diyabet Tanı ve Tedavi Süreci

BHT CLINIC İstanbul Tema Hastanesi'nde diyabet tanı ve tedavi süreci, İç Hastalıkları (Dahiliye) ve Endokrinoloji bölümlerimizin koordinasyonunda, hastaya özel bütüncül bir yaklaşımla yürütülür. Şüpheyle başvuran hastalarımız için gerekli tüm kan testleri, HbA1c ölçümleri ve gelişmiş laboratuvar tetkikleri aynı gün içinde hızla sonuçlandırılır. Tanı konulduktan sonra, uzman diyetisyenlerimiz eşliğinde size en uygun diyabetik beslenme planı oluşturulur ve ilaç/insülin eğitiminiz detaylı olarak verilir.

Diyabetin göz, böbrek veya sinir sistemi üzerindeki olası etkilerini kontrol altında tutmak için hastanemizdeki diğer uzmanlık dallarıyla entegre bir takip sistemi uygulanır. Kan şekerinde ani dalgalanmalar yaşayan veya diyabetik koma riski taşıyan hastalarımız için 7 gün 24 saat hizmet veren tam donanımlı Acil Servisimiz kesintisiz tıbbi destek sunmaktadır. Sağlığınızı kontrol altına almak ve rutin taramalarınızı yaptırmak için çağrı merkezimizi arayabilir veya web sitemiz üzerinden kolayca randevunuzu planlayabilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Gizli şeker nedir?

Tıp dilinde pre-diyabet olarak adlandırılan gizli şeker, kişinin kan şekeri seviyesinin normalden yüksek olduğu ancak diyabet tanısı koyacak kadar yüksek olmadığı ara dönemdir. Bu aşamada doğru beslenme ve egzersizle Tip 2 diyabetin gelişimi durdurulabilir veya yıllarca geciktirilebilir.

Diyabet hastaları ne yememeli?

Diyabet hastaları kan şekerini hızla yükselten beyaz ekmek, pirinç, hamur işleri, şerbetli tatlılar, hazır meyve suları ve asitli içecekler gibi rafine karbonhidratlardan uzak durmalıdır. Bunun yerine tam tahıllar, lifli sebzeler, baklagiller ve sağlıklı protein kaynakları tercih edilmelidir.

Tip 1 ve Tip 2 diyabet arasındaki fark nedir?

Tip 1 diyabet, vücudun bağışıklık sisteminin pankreasa saldırması sonucu hiç insülin üretilememesi durumudur ve dışarıdan insülin alımı şarttır. Tip 2 diyabet ise genellikle kilo ve hareketsizliğe bağlı olarak vücudun ürettiği insülini kullanamaması (insülin direnci) durumudur.

Şeker hastalığı tamamen geçer mi?

Tip 1 ve Tip 2 diyabet kronik hastalıklardır ve tamamen ortadan kalkmazlar. Ancak Tip 2 diyabet hastaları, ciddi yaşam tarzı değişiklikleri ve kilo kaybı ile kan şekeri seviyelerini ilaçsız kontrol edebilecekleri bir remisyon (iyilik) dönemine girebilirler.

Hamilelikte şeker çıkarsa ne olur?

Gestasyonel diyabet (gebelik şekeri) kontrol altına alınmazsa bebeğin normalden iri doğmasına, erken doğuma ve doğum sonrası bebekte ani şeker düşüklüğüne yol açabilir. Diyet ve gerekirse insülin tedavisi ile hem annenin hem de bebeğin sağlığı güvenle korunur.

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurun.

Şikâyetiniz sürüyorsa hekime başvurun

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesinin yerine geçmez. Belirtileriniz devam ediyorsa ilgili bölümden randevu oluşturun.

Randevu Al
PaylaşfXwain
Diyabet Nedir, Belirtileri Nelerdir? Şeker Hastalığı | BHT CLINIC