Skolyoz Nedir? Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri

Omurganın sağa veya sola doğru 10 derecenin üzerindeki eğriliklerine skolyoz adı verilir. Skolyoz nedir sorusunun yanıtı, yalnızca yana doğru basit bir eğilme değil, aynı zamanda omurların kendi etrafında dönmesiyle oluşan üç boyutlu bir şekil bozukluğudur. Erken teşhis edildiğinde ameliyatsız yöntemlerle kontrol altına alınabilen bu durum, özellikle büyüme çağındaki çocuklarda dikkatle takip edilmelidir.
- Kısaca:
- Omurganın 10 derece ve üzerindeki üç boyutlu eğrilikleridir.
- En sık ergenlik dönemindeki kız çocuklarında görülür.
- Omuz asimetrisi, sırtta kamburluk ve kalça kayması en belirgin işaretleridir.
- Erken teşhis ile korse ve fizik tedavi gibi ameliyatsız yöntemlerle kontrol altına alınabilir.
- İleri dereceli ve hızlı ilerleyen eğriliklerde cerrahi müdahale gerekebilir.
Skolyoz Nedir? (Omurga Eğriliği)
Skolyoz, omurganın lateral (yanal) eksende 10 dereceden fazla eğriliklerine verilen isimdir. Ancak bu omurga eğriliği sadece sağa veya sola doğru bir yatıştan ibaret değildir; eğrilik aslında üç farklı düzlemde gerçekleşir ve omurların kendi etrafında dönmesini de içerir. Toplumda yaygın olarak görülen bu durum, bireyin duruşunu, boy uzunluğunu ve ileri seviyelerde iç organlarının yerleşimini etkileyebilir.
Skolyozun doğuştan gelen yani konjenital (anne karnındaki gelişim kusurlarına bağlı) olan bir formu da bulunmakla birlikte, temel olarak skolyoz terimiyle en sık karşılaşılan tablo kastedilir. Bu tablo, genellikle ergenlik (adolesan) döneminde başlayan ve nedeni tam olarak bilinmeyen adolesan idiopatik skolyozdur. Eğriliğin derecesi ve hastanın büyüme potansiyeli, hastalığın seyrini belirleyen en temel iki unsurdur.
Skolyoz Hastalığının Nedenleri ve Risk Faktörleri
Skolyoz hastalığının nedenleri, hastalığın türüne göre değişiklik gösterir. Bazı tiplerde altta yatan etiyolojik (nedensel) faktörler net bir şekilde tespit edilebilirken, en sık görülen adolesan tipinde kesin bir neden gösterilememiştir. Bu nedenle bu tipe "idiopatik" (nedeni bilinmeyen) adı verilir.
Skolyoza eşlik edebilen veya oluşumuna zemin hazırlayan durumlar şunlardır:
- Santral ve periferik sinir sisteminin maturasyon (olgunlaşma) bozuklukları.
- Bağ dokusu hastalıkları (elastik ve kollajen liflerdeki yapısal bozukluklar).
- Çeşitli kas ve kemik hastalıkları (nöromusküler rahatsızlıklar).
- Trombosit (kan pulcuğu) bozuklukları ve moleküler biyoloji anormallikleri (örneğin melatonin, büyüme hormonu seviyelerindeki dengesizlikler).
- Genetik yatkınlık (ailede skolyoz öyküsü bulunması).
Kadınlarda Skolyoz Erkeklere Oranla Neden Daha Fazla Görülür?
Kadınlarda skolyozun erkeklere oranla neden daha fazla görüldüğünün kesin sebebi tam olarak belli değildir. Ancak cinsiyet sadece prevalansı (görülme sıklığını) değil, aynı zamanda skolyozun ciddiyetini de doğrudan etkilemektedir. Birçok bilimsel çalışmada kadınlarda eğrilik açısının daha yüksek olduğu ve ilerlemeye daha çok meyil gösterdiği bildirilmiştir. Özellikle 30 derecenin üzerinde eğrilikleri olan hastalar incelendiğinde, kadın erkek oranının 10'a 1 gibi çarpıcı bir seviyede olduğu saptanmıştır. Ağır skolyoz vakaları kadınlarda çok daha sık görülmektedir.
Skolyoz Belirtileri Nelerdir?
Skolyoz belirtileri, eğriliğin derecesine ve hastanın yaşına göre farklılık gösterebilir. Hafif dereceli eğrilikler genellikle dışarıdan kolayca fark edilmezken, eğrilik arttıkça vücut asimetrisi belirginleşir. Ebeveynlerin çocuklarını özellikle ergenlik öncesi ve ergenlik döneminde dikkatle gözlemlemesi büyük önem taşır.
En sık karşılaşılan skolyoz belirtileri şunlardır:
- Omuz seviyelerinde eşitsizlik (bir omuzun diğerinden daha yüksekte durması).
- Sırtta veya belde belirgin asimetri.
- Kürek kemiklerinden birinin diğerine göre daha çıkık olması.
- Kalça seviyesinde kayma, kısalık farkı veya bacak boyu eşitsizliği hissi.
- Öne eğilince sırtta oluşan kamburluk (kifotik görünüm) veya bir tarafta kaburga tümseği oluşması.
Bu belirtilerden bir veya birkaçını fark ettiğinizde vakit kaybetmeden bir uzmana başvurmanız gerekir. Konu hakkında daha detaylı bilgi için Okul Çağında Duruş Bozuklukları ve Skolyoz Belirtileri başlıklı yazımızı da inceleyebilirsiniz.
Skolyoz Türleri Nelerdir?
Skolyoz, ortaya çıkış nedenine (etiyolojiye) göre konjenital (doğuştan), nöromusküler (sinir-kas sistemi kaynaklı) ve idiopatik (nedeni bilinmeyen) şeklinde alt gruplara ayrılır. Yaşa göre ise 10 yaş öncesi erken başlangıçlı ve 10 yaş sonrası geç başlangıçlı olarak sınıflandırılır. Tüm skolyoz vakalarının yaklaşık %85’ini adolesan idiopatik skolyoz oluşturur.
Adolesan İdiopatik Skolyozu (AİS) Nedir?
Adolesan İdiopatik Skolyoz (AİS), toplumda %0.47 ile %5.2 arasında bir prevalans (görülme sıklığı) ile karşılaşılan yaygın bir hastalıktır. 10 yaşından sonra başlayan ve gelişimine sebep olan belirgin bir altta yatan hastalık bulunmayan skolyoz türüdür. Genellikle göğüs (torakal) omurgaları seviyesinde lokalizedir. Daha az sıklıkta sırt-bel (torakolomber) ve bel (lomber) seviyelerinde oluşur; bu olgular belirgin olarak vücut dengesizliğine gitme eğilimi gösterirler.
Olguların yaklaşık %10'unda adolesan skolyoz "S" şeklinde olup iki ayrı eğrilik barındırır. Hemen her zaman kısmi lordoz (bel çukurluğu) ile birliktedir ve daima omurlarda rotasyon (dönme) içerir. Bu rotasyon, omurga ve kaburgalarda tipik şekil bozukluğuna yol açar. Çoğunlukla kızlarda görülür ve ergenlik çağındaki kızların yaklaşık %2'sini etkiler. AİS hastalarında omurgada ergenlik döneminde aşırı ve hızlı bir büyüme atağı gözlemlenir.
Skolyoz Nasıl Teşhis Edilir ve Hangi Dereceler Tehlikelidir?
Skolyoz teşhisi, fiziki muayene ve detaylı radyolojik görüntüleme yöntemleriyle konur. Temel olarak ilk tanıda hangi derecede eğriliklerin nerede olduğu ve hastanın büyüme potansiyeli büyük önem taşır. Ne kadar sürede ne derece büyüyeceğini tahmin etmek için "Risser Skalası" ismi verilen bir kemik olgunlaşma ölçütü kullanılır.
Risser Evre 0 ve 1 olan hastalar, iskelet büyüme potansiyelleri çok yüksek olduğu için eğriliğin ilerlemesi açısından son derece risk altındadır. Risser Evre 4 omurga büyümesinin, Risser Evre 5 ise boy uzamasının sonunu gösterir. AİS ne kadar erken saptanırsa, Risser evresine paralel olarak tedaviye o kadar erken başlanması gerekir.
Eğriliğin İlerlemesinde Etkili Olan Faktörler Nelerdir?
Eğriliğin ilerlemesindeki temel faktör, eğriliğin başlama yaşı ve ilk tespit edilen eğrilik miktarıdır. Risser skalasına göre eğriliğin artma riski öngörülebilir. Eğriliğin küçük olduğu ve Risser derecesi yüksek (büyümesi tamamlanmak üzere) olan hastalarda eğriliğin ilerleme olasılığı azdır. Buna karşın, ilk eğrilik derecesinin yüksek olduğu ve Risser derecesi düşük (büyüme potansiyeli yüksek) olan hastalarda eğriliğin artma olasılığı çok daha fazladır. Örneğin, 10-12 yaş arasında ilk eğrilik derecesi 19 dereceden az olan hastalarda ilerleme oranı %25 iken, ilk eğrilik 30 derece üstü olanlarda bu oran %90'a çıkmaktadır.
Çocuklarda Hangi Skolyoz Dereceleri Tehlikelidir?
Çocuklarda skolyozun tehlikeli kabul edildiği durumlar sadece dereceyle sınırlı değildir. Atipik (beklenmeyen) eğrilik şekilleri, ayda 1 derece gibi hızlı ilerleyen eğrilikler, gece ağrılarının eşlik ettiği durumlar, nörolojik arızaların (güç kaybı, hissizlik) eşlik ettiği eğrilikler oldukça risklidir. Ayrıca başlangıçta yüksek dereceli olarak tespit edilen ve 4-9 yaş arası erken dönemde başlayan eğriliklerin yakından takip ve tedavi edilmesi hayati önem taşır.
Skolyoz Hastalığının Tedavi Türleri Nelerdir?
Skolyoz tedavisi, hastanın yaşına, eğriliğin derecesine, büyüme potansiyeline ve eğriliğin tipine göre kişiye özel olarak planlanır. Temel olarak konservatif (ameliyatsız) ve cerrahi olmak üzere iki ana tedavi yöntemi mevcuttur. Tedavi kararını verirken tam ve ayrıntılı bir tanı aşamasından geçilmesi şarttır.
Uygulanan temel skolyoz tedavisi yöntemleri şunlardır:
- Düzenli İzlem: Eğrilik 20 derecenin altındaysa ve hastanın büyüme potansiyeli azsa belirli aralıklarla takip edilir.
- Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon: Omurga çevresi kaslarını güçlendiren özel egzersiz programları uygulanır.
- Korse Tedavisi: Büyümesi devam eden ve eğriliği 25-40 derece arasında olan hastalarda ilerlemeyi durdurmak için kullanılır.
- Cerrahi Tedavi: Eğriliğin 40 derecenin üzerinde olduğu ve ilerleme riskinin yüksek olduğu durumlarda ameliyat tercih edilir.
Tedavi süreciniz için hastanemizin Ortopedi ve Travmatoloji ile Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon birimlerinden destek alabilirsiniz.
Çocuklarda Skolyoz Nasıl Tedavi Edilir?
Çocuklarda skolyoz tedavisi, iskelet olgunluğu ve eğrilik derecesi temel alınarak planlanır. AİS olan hastalarda eğrilik açısı 25 derecenin altındaki orta dereceli deformiteler için en yaygın yaklaşım izleme almaktır. İskelet maturitesi (olgunlaşma) derecesine bağlı olarak hastalar eğrilik ilerlemesini izlemek için her 4-6 ayda bir klinikte bir uzman tarafından değerlendirilir. Eğrilik ilerlemesi, birbirini izleyen takiplerde deformite büyüklüğünde 5 dereceden daha fazla artış olması olarak tanımlanır ve bu durumda tedavi planı güncellenir.
Skolyozun İlerlemesini Önleyebilmek İçin Neler Yapabilirim?
Eğrilik başlangıcı ve yaşına göre cerrahi tedavi gerektirmeyen durumlarda, eğriliğin ilerlemesini durdurmak veya yavaşlatmak hedeflenir. Bunun için doktorunuzun önereceği korse kullanımı büyük önem taşır. Ayrıca omurga çevre kaslarını güçlendirme, esnekliği artırma ve doğru postürü (duruşu) sağlama amaçlı fizyoterapi ve rehabilitasyon uygulamaları tedaviye entegre edilir. Düzenli egzersiz yapmak, kas dengesizliklerini azaltarak omurgaya binen yükü hafifletir.
Korse Kullanımı Skolyoz Tedavisinde Etkili Bir Yöntem Midir?
Evet, korse tedavisi eğriliğin ilerlemesini azalttığı bilimsel olarak kanıtlanmış etkili bir yöntemdir. Korseleme yaklaşık 50 yıldır idiopatik skolyoz için ameliyatsız tedavinin temelini oluşturmaktadır. Skolyoz korsesi, 25-45 derece eğriliği olan ve en hızlı büyüme evresindeki (Risser evresi 0 veya 1) hastalarda başlangıç değerlendirmesinde şiddetle önerilir. Skolyoz Araştırma Cemiyeti'nin güncel tavsiyeleri; iskelet gelişimi tamamlanmamış ve eğriliği 30 dereceden fazla olan hastalarda veya 25 dereceden büyük eğriliği olup 10 dereceden fazla ilerleme gösteren hastalarda korse tedavisine başlanmasını içerir.
Korseler kullanım sürelerine göre üçe ayrılır: Yarı zamanlı korseler günlük 12-20 saat, tam zamanlı korseler günlük 20-24 saat, gece korseleri ise ağırlıklı olarak yatarken 8-12 saat kullanılır. Başarılı bir sonuç için korse, büyümenin tamamlandığı sürenin sonuna kadar düzenli olarak kullanılmalıdır.
Skolyoz Hastalarında Cerrahi Tedavi Nasıl Planlanıyor?
İdiopatik skolyozda cerrahi endikasyonlar (ameliyat gerekliliği) birçok faktöre bağlıdır. Cinsiyet, kemik yaşı ve eğriliğin büyüklüğüne bağlı olarak deformitenin ilerleme riskinin yüksek olması cerrahi tedavi seçeneğini ön plana çıkarır. Genellikle eğriliğin 40 derecenin üzerinde olduğu durumlarda cerrahi müdahale önerilmektedir. Hastanın yaşı, akciğer gelişiminin tamamlanmış olup olmaması ve eğriliğin esnekliği gibi faktörler multidisipliner bir yaklaşımla değerlendirilerek ameliyat planlaması yapılır.
Skolyoz Ameliyatının Riskleri ve Komplikasyonlar
Her cerrahi müdahalede olduğu gibi skolyoz cerrahisinin de belirli riskleri vardır. Genel olarak skolyoz cerrahisi ile ilgili komplikasyon oranı %5.2 ile %15.4 arasında rapor edilmiştir. Nörolojik komplikasyon (sinir hasarı) oranı ise genel olarak %1'in altında gözlenmektedir. Günümüzde ameliyat sırasında "nöromonitörizasyon" (sinir iletiminin anlık takibi) kullanımı, nörolojik arıza riskini oldukça azaltmıştır.
Nörolojik olmayan komplikasyonlar arasında kanama, enfeksiyon, ameliyat pozisyonuna bağlı gelişen çoğunlukla geçici göz ve periferik sinir arızaları, nadiren gelişen psödoartroz (kemiklerin kaynamaması) ve eğrilikte ilerlemenin devam etmesi (%2-13) gibi durumlar görülebilir.
Tedavi Edilmeyen Skolyoz Farklı Sağlık Sorunlarına Neden Olur Mu?
Tedavi edilmeyen ve ilerlemeye devam eden skolyoz, solunum ve kardiyovasküler (kalp-damar) sistem üzerinde ciddi kötü etkiler oluşturabilir. Özellikle 90-100 dereceye kadar varabilen sırt eğrilikleri, solunum kapasitesini azaltan ve vücudun oksijenden faydalanma oranını düşüren etkiye sahiptir. Omurga eğriliği, göğüs kafesinin ön-arka çapında azalmaya sebep olur. Bu durum pulmoner hipertansiyon (akciğer tansiyonu) ve restriktif (kısıtlayıcı) akciğer hastalığına yol açabilir. İleri derecede eğriliği olanlarda kalbin çalışmasına karşı direnç artacağı için kalp büyümelerine neden olabilir.
Skolyoz Hastalığının Sosyal Yaşamıma Olumsuz Etkileri Nelerdir?
AİS’li hastalarda psikososyal boyut çok fazla değişkenlik gösterebilir. Meydana gelen yaşam kalitesi düşüklüğü ve psikososyal durum, deformitenin derecesi ile yakından ilişkilidir. Bilimsel çalışmalara göre hastaların yaklaşık %21’i hafif psikolojik sorunlar yaşamakta ve özellikle plaj kıyafetleri giymek gibi durumlarda isteksiz davranabilmektedir. En sık problem yaşayan hasta grubunun sırt eğriliği olan kız çocukları olduğu saptanmıştır. Erken yaşta başlayan ve ileri eğrilikleri olan hastaların genel beden duruşu bozulacağından, fiziksel güç gerektiren işlerde zorlanmaları muhtemeldir.
Ne Zaman Hekime Başvurmalı?
Skolyoz şüphesi taşıyan her durum uzman bir hekim tarafından değerlendirilmelidir. Çocuğunuzun duruşunda asimetri, omuzlarında eşitsizlik veya sırtında bir tümseklik fark ederseniz vakit kaybetmeden bir ortopedi uzmanına başvurmalısınız.
Aşağıdaki durumlarda acil tıbbi destek almanız veya 112'yi aramanız gerekebilir:
- Omurga eğriliğine bağlı olarak aniden gelişen şiddetli nefes darlığı veya göğüs ağrısı.
- Kollarda veya bacaklarda ani güç kaybı, uyuşma, karıncalanma veya hissizlik (nörolojik bası şüphesi).
- Travma sonrası omurgada şekil bozukluğu ile birlikte şiddetli ağrı gelişmesi.
- Mesane veya bağırsak kontrolünün aniden kaybedilmesi.
BHT CLINIC'te Skolyoz Tanı ve Tedavi Süreci
BHT CLINIC İstanbul Tema Hastanesi'nde skolyoz tanı ve tedavi süreci, Ortopedi ve Travmatoloji ile Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon bölümlerimizin koordineli çalışmasıyla yürütülmektedir. Hastanemizde ileri radyolojik görüntüleme teknikleri kullanılarak eğriliğin derecesi hassasiyetle ölçülür ve hastanın büyüme potansiyeline uygun en doğru tedavi planı oluşturulur. Gerekli durumlarda 7/24 hizmet veren acil servisimiz ve tam donanımlı ameliyathanelerimiz ile yanınızdayız.
Skolyoz belirtileri yaşıyorsanız veya çocuğunuzun omurga sağlığından endişe ediyorsanız, BHT CLINIC randevu sayfamızı ziyaret edebilir veya 0850 811 34 00 numaralı çağrı merkezimizden bize 7/24 ulaşabilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Skolyoz hastalığının kesin tedavisi mümkün müdür?
Evet, erken tanı ve doğru tedavi seçimiyle skolyozun tam düzeltilmesi veya ilerlemesinin tamamen durdurulması mümkündür. Hastanın eğrilik ilerleme riski doğru belirlenip, korse veya cerrahi tedaviye zamanında başlanması başarının anahtarıdır.
Skolyoz hastaları spor yapabilir mi?
Skolyoz hastalarının spor yapmasında genellikle bir sakınca yoktur; aksine yüzme, pilates ve core (merkez) bölgesini güçlendiren egzersizler omurga sağlığını destekler. Ancak halter gibi omurgaya dikey yönde aşırı yük bindiren ağır sporlardan önce mutlaka hekime danışılmalıdır.
Skolyoz korsesi kıyafetlerin altından belli olur mu?
Günümüzde üretilen modern skolyoz korseleri, vücut hatlarına uygun ve ince malzemelerden yapıldığı için günlük kıyafetlerin altından genellikle belli olmaz. Hastalar korse ile okula gidebilir ve günlük sosyal yaşantılarına rahatlıkla devam edebilirler.
Yetişkinlerde skolyoz ilerler mi?
Büyümesi tamamlanmış yetişkinlerde hafif dereceli skolyozların ilerleme riski çok düşüktür. Ancak 50 derecenin üzerindeki eğrilikler, yerçekiminin ve yaşlanmaya bağlı omurga yıpranmalarının etkisiyle yetişkinlik döneminde de yavaş yavaş (yılda 1-2 derece) ilerlemeye devam edebilir.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurun.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesinin yerine geçmez. Belirtileriniz devam ediyorsa ilgili bölümden randevu oluşturun.
Randevu Al