Skolyoz hastalığı, tanı ve tedavi süreçleri

Omurganın göğüs veya bel bölgelerindeki yana doğru eğriliği olarak bilinen Skolyoz doğumsal veya edinsel olarak kendini gösteren bir hastalık. Eğrilik derecesine bağlı olarak hayat kalitesini ciddi oranda düşüren skolyoza karşı erken dönemde önlem almak büyük önem taşırken, ileri seviye skolyozlarda ciddi cerrahi girişimler gündeme gelebiliyor.

BHT CLINIC İstanbul Tema Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji uzmanı Op. Dr. Zafer Soydan skolyoz tanı ve tedavi süreçleri hakkında detaylı bilgiler verdi.

Skolyoz ile ilgili Sıkça Sorulan Sorular

1. Skolyoz Nedir?

Skolyoz; Omurganın lateral eksende 10 ˚ fazla eğriliklerine verilen isim olmakla beraber eğrilik aslında 3 plandadır.

2. Skolyoz Doğumsal Bir Hastalık Mıdır Edinsel Bir Hastalık Mıdır?

Skolyozun doğuştan yani konjenital olan bir formu da olmakla birlikte temel olarak skolyoz terimiyle en sık görülen şekli olan ve adolesan dönemde başlayan adolesan idipatik skolyoz kastedilir.

3. Skolyoz Hastalığının Nedenleri Nelerdir?

Skolyozun bazı tiplerinde altta yatan etiolojik faktörler olmakla birlikte adolesan tipinde kesin bir neden gösterilememiştir. Skolyoza eşlik edebilen durumlar; santral ve periferik sinir sisteminin maturasyon bozuklukları, bağ dokusu hastalıkları (elastik ve kollajen liflerdeki bozukluklar), kas ve kemik hastalıkları, trombosit bozuklukları, moleküler biyoloji anormallikleri (örneğin melatonin, calmodulin, büyüme hormonu seviyelerindeki bozukluklar) sayılabilir ve bu hastalıkların çoğu için ayrıca bir genetik anomali tanımlanabilir.

4. Skolyoz Belirtileri Nelerdir?

Sırtta eğrilik, asimetri, kısalık farkı, kamburluk gibi belirtiler vardır.

5. Skolyoz Türleri Nelerdir?

Kolyoz konjenital, nöromusküler ve idiopatik şeklinde etiyolojik, yaşa göre ise 10 yaş öncesi erken başlangıçlı ve 10 yaş sonrası geç başlangıçlı olarak alt gruplara ayrılabilir. Tüm skolyoz vakalarının %85’ini Adölesan idiopatik skolyoz (AIS) oluşturur. AIS prevalansı % 1.5-4.1 olup, erkek çocuklarına (0-3/1000) göre kız çocuklarında (3-9/1000) daha sıklıkla görülmektedir.

6. Adolesan İdiopatik Skolyozu Nedir?

Adolesan İdiopatik Skolyoz (AİS), toplumda % 0.47- 5.2 prevelans ile görülen yaygın bir hastalıktır, aşağıdaki özellikler ile karakterizedir:
• AİS 10 yaşından sonra başlayan skolyoz olarak tanımlanır ve gelişimine sebep olan belirgin bir altta yatan sebep yoktur,
• Genellikle göğüs omurgaları seviyesinde lokalizedir.
• Daha az sıklıkta torakolomber ve lomber seviyelerde oluşur ve bu olgular belirgin olarak dengesizliğe gitme eğilimi gösterirler. Bu skolyozlar bazı durumlarda gerçekten idiopatik olmayabilir, ancak lombosakral eklem anomalilerine ya da bacak uzunluğunda orantısızlığa sekonder olarak oluşurlar,
• Olguların 10 % kadarında adolesan skolyoz S şeklinde olup 2 eğrilik vardır
• Hemen her zaman kısmi lordoz ile birliktedir (torasik seviye için, tüm kifotik açının <20 olması nisbi lordoz olabileceğini düşündürür), daima rotasyon içerir. Eğer bu durumda değilse yapısal idiopatik skolyoz yoktur
• Rotasyon, vertebra ve kaburgalarda tipik deformasyona yol açar
• Çoğunlukla kızlarda görülür ve adolesan kızların % 2 sini etkiler
• AİS hastalarında omurgada peripubertal dönemde aşırı büyüme vardır.

7. Skolyoz Hastalığının Tedavi Türleri Nelerdir?

Konservatif ve cerrahi tedavi yöntemleri mevcuttur. Kararı verirken tam ve ayrıntılı bir tanı ve tetkik aşamasından sonra hastanın büyüme potansiyeli, yaşı, eğrilik miktarı ve tipine göre karar verilir

8. Hangi Skolyoz Dereceleri Tehlikelidir?

Skolyozda temel olarak ilk tanıda hangi derecede eğriliklerin nerede olduğu önemlidir. Ne kadar sürede ne derece büyüyeceğini tahmin etmek gerekir. Bunun için Risser Skalası ismi verilen bir ölçü mevcuttur.
• Risser Evre 0 ve 1 olan hastalar büyüme potansiyeli açısından son derece risk altındadır.
• Risser Evre 4: omurga büyümesinin,
• Risser Evre 5 ise boy uzamasının sonunu gösterir.
AIS ne kadar erken saptanırsa Risser evresine paralel olarak tedaviye başlanması gerekir. Risser evresi düşük olan yaşı küçük hastalar risk altındadır. Örnek olarak, Adolesan İdiopatik Skolyoz hastalığında 10-12 yaş arasında ve ilk eğrilik derecesi 19 ˚ ’den az olan hastalarda ilerleme oranı %25 iken, ilk eğrilik 30 ˚ üstü olanlarda ilerleme oranı %90 dır.

9. Kadınlarda Skolyoz Erkeklere Oranla Neden Daha Fazla Görülür?

Bu farkın sebebi belli değildir. Ayrıca, cinsiyet sadece prevelansı değil, aynı zamanda skolyozun ciddiyetini de etkilemektedir. Birçok çalışmada kadınlarda eğrilik açısının daha yüksek olduğu ve ilerlemeye daha çok meyil gösterdiği bildirilmiştir. 30˚ ‘nin üzerinde eğrilikleri olan hastalar için kadın erkek oranı 10:1 olarak saptanmıştır. Ağır skolyoz prevelansı kadınlarda daha sık görülmektedir.

10. Eğriliğin İlerlemesinde Etkili Olan Faktörler Nelerdir?

Temel faktör eğriliğin başlama yaşı ve ilk eğrilik miktarıdır. Tanner evrelemesi ve Risser skalasına göre eğriliğin artma riski öngörülebilir. Eğriliğin küçük olduğu ve Risser derecesi yüksek olan hastalarda eğriliğin ilerleme olasılığının az olduğu, eğrilik derecesinin yüksek olduğu ve Risser derecesi düşük olan hastalarda eğriliğin artma olasılığının daha fazla olduğu tespit edilmiştir.

11. Skolyozun İlerlemesini Önleyebilmek İçin Neler Yapabilirim?

Eğrilik başlangıcı ve yaşına göre cerrahi tedavi gerektirmeyen durumlarda korse kullanımı ve omurga çevre kaslarını güçlendirme amaçlı fizyoterapi ve rehabilitasyon yapılır.

12. Korse Kullanımı Skolyoz Tedavisinde Etkili Bir Yöntem Midir?

Korse tedavisi eğriliğin ilerlemesini azalttığı gösterilen etkili bir tedavi yöntemidir. Korseleme yaklaşık 50 yıldır idiopatik skolyoz için konservatif tedavinin temeli olmuştur. AİS olan hastalarda kullanılması için farklı korse tipleri geliştirilmiştir. Tedavinin başarısı için bu korselerin uluslararası kabul görmüş kriterler ve tekniklerle üretilmesi gerekmektedir. Korse tedavisi için en yaygın kabul edilen uygulama, 25˚-45˚ eğriliği olan ve en hızlı büyüme evresindeki (Risser evresi 0 veya 1) hastalarda başlangıç değerlendirmede korse önerilmesi gerektiğidir. Skolyoz Araştırma Cemiyeti güncel tavsiyeleri ise ilk başvuruda eğriliği 30˚’den fazla olan iskelet gelişimi matür olmayan hastalarda veya 25˚’den büyük eğriliği olan 10˚’den fazla ilerleme olan hastalarda korse tedavisi başlanmasını içerir. Yarı zamanlı kullanılan korseler ağırlıklı olarak okul dışında ve yatarken günlük 12-20 saat kullanılan korselerdir. Tam zamanlı kullanılan korseler okulda, evde, yatarken günlük 20-24 saat kullanılan korselerdir. Gece korseleri ise ağırlıklı olarak yatarken günlük 8-12 saat kullanılan korselerdir. Korse büyümenin tamamlandığı sürenin sonuna kadar kullanılmalıdır.

13. Çocuklarda Hangi Skolyoz Dereceleri Tehlikelidir?

Atipik eğrilik şekilleri, hızlı ilerleyen eğrilikler (ayda 1˚), gece ağrılarının eşlik ettiği eğrilikler, nörolojik arıza eşlik eden eğrilikler, başlangıçta yüksek dereceli eğrilikler ve 4-9 yaş arası başlayan eğrilikler olması önemlidir.

14. Çocuklarda Skolyoz Nasıl Tedavi Edilir?

AİS olan hastalarda eğrilik açısı 25˚’nin altındaki orta dereceli deformiteler için kullanılan en yaygın yaklaşım izleme almaktır. İskelet maturitesi derecesine bağlı olarak hastalar eğrilik ilerlemesini izlemek için her 4-6 ayda bir klinikte bir uzman tarafından değerlendirilir. Takip aralıkları hastanın yaşı, eğriliğin derecesi ve iskelet maturitesini temel alan bireysel ilkelere bağlı olarak belirlenir. Eğrilik ilerlemesi ise birbirini izleyen 4-6 ay arasındaki takip değerlendirmelerinde deformite büyüklüğünde 5˚’den daha fazla artış olması olarak tanımlanmıştır

15. Skolyoz Hastalığının Sosyal Yaşamıma Olumsuz Etkileri Nelerdir?

AİS’li hastalarda psikososyal boyut çok fazla değişkenlik gösterebilir. Meydana gelen yaşam kalitesi ve psikososyal durum deformitenin derecesi ile yakından ilişkilidir. Konu ile ilgili Weinstein ve arkadaşları yaptığı çalışmalar sonucunda hastaların %21’inin hafif psikolojik sorunlara sahip olduğunu ve bu hastaların çoğunlukla rahat, plaj-banyo giysileri ile ilgili isteksiz davrandıklarını tespit etmişlerdir. En sık problem yaşayan hasta grubu ise torakal eğriliği olan kız çocukları olduğuna işaret etmişlerdir. Bu hasta grubunun çalışma hayatında daha az olmayı tercih ettiğini ve daha düşük evlilik oranlarına sahip olduğunu belirtmişlerdir. İş hayatı konusunda AİS’li hastaların birçoğunun hemen hemen her meslek grubunda çalıştıkları ve normal popülasyonla karşılaştırıldığında iş gücünde zorlanmadıkları görülmüştür. Erken yaşta başlayan ve ileri eğrilikleri olan hastaların genel beden postürü ve karşıya bakış da bozulacağından masa başı işler dışında zorlanmaktadırlar.

16. Skolyoz Hastalarında Cerrahi Tedavi Nasıl Planlanıyor?

İdiopatik skolyozda cerrahi endikasyonlar birçok faktöre bağlıdır. Cinsiyet, kemik yaşı ve eğriliğin büyüklüğüne bağlı olarak deformitenin ilerleme riskinin yüksek olması cerrahi tedavi seçeneğini ön plana çıkarmaktadır. Aynı seviyede olan immatür hasta ile matür hastanın tedavisi farklı olmaktadır. Hastanın yaş, akciğer gelişiminin tamamlanmış olup olmaması eğriliğin büyüklüğü gibi faktörlerin beraber değerlendirilmesi, tüm faktörlerin göz önünde bulundurulması ve tedaviye o şekilde karar verilmesi şarttır.
Tedavide üç esas yöntem vardır.
• Eğrilik 20˚’den küçük ise izlem
• 25˚- 40˚arası korse gibi konservatif yöntemler
• 40˚ üzerinde ise cerrahi tedavi önerilmektedir.

17. Skolyoz Ameliyatının Riskleri Nelerdir?

Genel olarak skolyoz cerrahisi ile ilgili komplikasyon oranı % 5.2-15.4 arasında rapor edilmiştir. Nörolojik komplikasyon oranı ise genel olarak % 1 altında gözlenmektedir. Nöromonitörizasyon kullanımı nörolojik arıza riskini oldukça azaltmıştır. Nörolojik olmayan komplikasyonlar arasında kanama, enfeksiyon, ameliyat pozisyonuna bağlı gelişen çoğunlukla geçici göz ve periferik sinir arızaları, nadiren gelişen psödoartroz, eğrilikte ilerlemenin devam etmesi(%2-13) gibi durumlar görülebilir.

18. Tedavi Edilmeyen Skolyoz Hastalığı Farklı Sağlık Sorunlarına Neden Olur Mu? Ne Gibi Sağlık Sorunlarına Neden Olabilir?

Solunum ve kardiovasküler sistem üzerinde kötü etkiler oluşturabilir. Özellikle 90˚-100˚ kadar varabilen torasik eğrilikler solunum kapasitesini azaltan ve oksijenden faydalanım oranını düşüren etkiye sahiptir.
Omurga göğüs kafesi ön arka çapında azalmaya sebep olmaktadır. Akciğer bozukluklarının ana nedeni; pulmoner hipertansiyon ve restriktif akciğer hastalığıdır. AİS erken yaşlarda başladıysa ve eğriliklere giderek artıyorsa alveolar gelişimi etkilemekte ve total akciğer kapasitesini azaltmaktadır. AİS’te ileri derecede eğriliği olanlarda, göğüs kafesi ön-arka çapı azalmakta ve kardiyak sistemin çalışmasına direnci arttıracağı için kalp büyümelerine neden olmaktadır.

19. Skolyoz Hastalığının Kesin Tedavisi Mümkün Müdür? Skolyoz Tedavisinde En Etkili Yöntem Nedir?

Erken tanı ve doğru tedavi seçimiyle skolyozun tam düzeltilmesi mümkündür. Hastanın eğrilik ilerleme riski doğru belirlenip ona göre tedavisi erken başlanmalıdır.

Hekim profilini görüntüleyin:

Op. Dr. Zafer SOYDAN

Temmuz 26, 2019
| Ortopedi ve Travmatoloji